YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/16373
KARAR NO : 2016/13930
KARAR TARİHİ : 05.12.2016
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı abone aleyhine yapılan 2.653.18 TL borcun tahsiline ilişkin takibe, davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile lehine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, tüm borçları ödeyerek dava konusu yeri 2002 yılında terk ettiğini, takibe konu elektrik borcunun kendisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davaya konu edilen faturaların 07/08/2003-12/07/2004 dönemine ait on üç adet faturaya ilişkin olduğu, davalının dava konusu taşınmazdan 15/06/2002 tarihinde taşınmış olduğu, elektrik hizmetinden sonraki oturanların yararlandığı, davalının kullanmadığı elektrik hizmetine ilişkin faturalar için sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Dava, elektrik tüketim bedelinin tahsiline ilişkin itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık, aboneliği iptal ettirmedikçe abonenin kullandığı elektrik bedelinden sorumlu olup olmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abone, tesisatta kullanılan elektrik bakımından elektrik dağıtım şirketine karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu gibi, elektrik sayacının muhafazası konusunda da sorumluluğu devam eder. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin sözleşmesi iptal edilmediği sürece, fiili kullanıcı ile beraber elektrik dağıtım şirketine karşı kaçak elektrik kullanımı ve normal kullanım bedelinden dolayı müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ve Dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz bedelinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur.
Bu durumda, aboneliğini iptal ettirmeyen ve kaçak kullanıma sebebiyet veren abone davacının sözleşme nedeni ile sorumlu bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Nitekim, aynı ilkeler HGK 27.04.2011 tarih ve 2011/19-104 E.-239 K.sayılı kararında da benimsenmiştir.
Somut olayda, davacının 27.08.2001 tarihinde abone olup, 13.03.2006 tarihinde aboneliğini iptal ettirdiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca mahkemece; aboneliği iptal ettirilmedikçe fiili kullanıcının kullandığı elektrik bedelinden abonenin de kullananla birlikte müteselsilen sorumlu olacağı kabul edilerek, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK’nun 440/III maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 05/12/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.