YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19943
KARAR NO : 2016/13953
KARAR TARİHİ : 06.12.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafça istenilmekle, daha önceden belirlenen 06.12.2016 duruşma günü için tebligat üzerine taraflar adına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve işin incelenerek karara bağlanması için saat 14:00′ e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan daire satın aldığını, ancak davalının kredi borcu nedeniyle dava dışı bankanın dairenin satılması için takip başlattığını, müvekkilinin dairesinin satılmasını önlemek için davalının kredi borcunu ödemek zorunda kaldığını, bu ödeme nedeniyle başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin, dava dışı …..ın kullanması amacıyla devrettiği daireyi teminat göstererek bankadan kredi çektiğini, müvekkili ile davacı arasında bir hukuki ilişkinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının almış olduğu dairenin satılmasını önlemek için davalının kredi borcunu ödediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, takibe vaki itirazın iptali ile asıl alacak üzerinden hesaplanan % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davaya genel mahkeme sıfatıyla bakılmasına rağmen, karar başlığında sehven tüketici mahkemesi ifadesinin yazılmış olmasının HMK’nun 304.maddesi uyarınca mahallinde düzeltilebilecek hatalardan sayılmasına göre; davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 31.12.2014 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince talep edilen asıl alacak üzerinden hesaplanan vekalet ücreti 11.760,40 TL olduğu halde, mahkemece 12.830,71 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 5. bendinde yer alan “12.830,71 TL” rakamının çıkartılarak yerine “11.760,40 TL” rakamının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.12.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.