YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1674
KARAR NO : 2016/18450
KARAR TARİHİ : 31.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Mağdurun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Mağdurun 18/06/2013 tarihli 1. celsede şikayetçi olmadığını beyan etmesi ve bu nedenle katılan sıfatını almaması karşısında temyize hakkı bulunmadığından, mağdurun temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2) Sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a) Mağduru organlarından birinin işlevini sürekli zayıflatacak, hayati tehlike geçirecek ve kemik kırığı oluşak şekilde yaralayan sanık hakkında TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, birden fazla nitelikli hal bulunması sebebiyle alt sınırdan uzaklaşmak gerektiği halde alt sınırdan ceza verilmesi,
b) Sanığın eylemi sonucunda, mağdurun vücudunda kemik kırığı oluşacak organlarından birinin işlevini sürekli zayıflatacak ve hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması karşısında, sanık hakkında sadece TCK’nin 86/1, 86/3-e ve 87/1-a, d-son maddeleri nedeniyle ceza tayini gerekirken, ayrıca sanık hakkında kemik kırığından dolayı TCK’nin 87/3. maddesi gereğince cezanın arttırılması sonucu sanık hakkında fazla ceza tayini,
c) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten, 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 31/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.