Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/30164 E. 2016/18051 K. 18.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30164
KARAR NO : 2016/18051
KARAR TARİHİ : 18.10.2016

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, işe başlatmama tazminatı ile ücret, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 05/01/2007-31/07/2010 tarihleri arasında davalı şirkette Sporcu Koordinatörü olarak çalıştığını, askerlik sebebiyle ayrıldığını, çalışma süresi içinde spor organizasyonu ve diğer etkinliklerde haftada 2 gün görev aldığını gece 23:00-24:00 saatlerine kadar çalıştığını, her ayın 3 hafta sonu tatilinde ve bayramlarda çalıştığını, organizasyon olmayan haftalarda da 2 gün 21:00 kadar mesaiye kaldığını, organizasyon olmayan Cumartesi Pazar günlerinde de 19:00 veya 20:00 saatlerine kadar çalıştığını, Ocak 2007-Ağustos 2008 dönemine ait 317,80 ücretinin ödenmediğini ileri sürerek, ücret alacağı, fazla mesai alacağı, hafta tatili alacağı, bayram genel tatil alacağı ve işe almama tazminatı haklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Ocak 2007-Ağustos 2008 dönemine ait 317,80 ücretinden yapılan kesintinin bilgisi ve rızası dahilinde Kırmızı Boğa Vakfına yapılan bağış olduğunu fazla çalışma, hafta tatili ve bayram ve genel tatillerde çalışma olmadığını, davacının görevinin “sporcu koordinatörü” değil “etkinlik yöneticiliği” olduğu, davacının 3 aylık maaş tutarında tazminat talebinin şartlarının gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin ilk kararı,Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 08/06/2015 tarih ve 2014/6922 Esas, 2015/20928 Karar sayılı bozma ilamı ile özetle;
“…Mahkemece fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarından yapılan %50 oranındaki indirim hakkın özünü etkileyecek niteliğinde olup, fazladır. Daha makul bir oranda indirim yapılması gerekirken yazılı oranda indirim yapılması hatalıdır.
Davacı 05/08/2010 tarihli temerrüt ihtarnamesi ile fazla çalışma alacaklarının ihtarnamenin tebliğinden itibaren 5 iş günü içinde ödenmesini talep etmiş, ihtarname davalı işverene 06/08/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı, dava ve ıslah dilekçelerinde temerrüt tarihinden itibaren faiz talep etmiş olup, hükmedilen fazla çalışma alacağına temerrüt tarihi yerine dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmesi hatalıdır.
Hükmedilen miktarların net mi yoksa brüt mü olduğunun hükümde belirtilmemesinin infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkemece toplanan deliller, bozma ilamı, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının değerlendirilmesinde; davacının 01.05.2007 tarihinde davalı işveren nezdinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmaya başladığı, iş akdinin davacı tarafından 31.07.2010 tarihinde muvazzaf askerlik sebebi ile feshedildiği, 31.07.2011 tarihinde terhis olan davacının 10.08.2011 tarihli dilekçe ile işverene başvurarak İş Kanunu’nun 31/4. maddesi uyarınca işe başlatılmayı talep ettiği, ancak davalının davacıyı işe başlatmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davacının tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, bozma ilamı doğrultusunda temin edilen söz konusu ek rapor, usuli kazanılmış haklar, dosya kapsamı ve bozma ilamı gerekçesi, %30 oranında yapılan hakkaniyet indirimi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece yargılama giderleri ve bu kapsamda vekalet ücreti kabul ve reddedilen miktarlar üzerinden re’sen hüküm altına alınmak zorundadır. Mahkeme karar gerekçesinde kabul edilen alacaklar toplamının 12.905,40 TL, redde konu toplam değerin ise 19.162,40 TL olduğu kabul edilerek yargılama gider, harç ve vekalet ücreti hesabı yapılmış ise de; somut uyuşmazlıkta hüküm altına alınan kabule konu miktarın 21.655,24 TL, taktiri indirim dışında redde konu miktarın ise 10.412,56 TL olduğu buna göre yargılama gider, harç ve vekalet ücreti yanlış hesap edilmiş ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. Maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının 3,4 5,7 ve 8 numaralı bentlerinin çıkartılarak yerlerine;
3.bent yerine;
“Kabul edilen miktar üzerinden alınması gerekli 1479 TL harçtan peşin ve ıslahla yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 939 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına”
4.bent yerine;
“Kabul edilen miktar üzerinden karar tarihindeki geçerli olan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 2.599,83 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine”
5.bent yerine;
“Reddedilen miktar üzerinden tarife gereğince hesap ve takdir edilen nispi avukatlık ücreti maktudan az olduğundan karar tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T gereğince belirlenen 1.800 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
7.bent yerine;
Davacı tarafından harç dışında yapılan toplam 830 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 560,49 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına;”
8.bent yerine;
“Davalı tarafından yapılan toplam 128 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre belirlenen 61,54 TL sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına” bentlerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.