Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2016/19232 E. 2016/16509 K. 13.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/19232
KARAR NO : 2016/16509
KARAR TARİHİ : 13.10.2016

Mahkemesi :İş Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, haklı bir neden olmaksızın ve yazılı fesih bildirimi de yapılmaksızın müvekkilinin iş akdine son verildiğini, iş akdinin feshedilmesinin asıl nedeninin davacının … Sendikasına üye olması ve davalı şirketteki sendikal örgütlenmeye öncülük etmesi olduğunu belirterek davacının işe iadesi ile işe başlatma veya başlatmama şartına bağlı olmaksızın 6356 sayılı Kanunun 25. maddesi uyarınca davacının 1 yıllık brüt ücretinden az olmamak üzere sendikal tazminata ve boşta geçen süre ücretine hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, sendikal nedenlerin hiçbir şekilde etken olmadığını, esasen müvekkili tarafından davacının sendikalı olduğunun bilinmediğini, müvekkili şirketin sendika oluşumuna ve bu yöndeki yasal hakların kullanımına karşı herhangi bir aleyhe tavrın söz konusu olmadığını, … Sendikasına verilen yetki belgesine ilişkin itirazlarının ilgili sendikanın yasal şartları sağlamamış olmasına dayalı olarak yasal hakkın kullanımına yönelik olduğunu, zira yeterli çoğunluğu sağlamayan bir sendikanın yetkili olmasının düşünülemeyeceğini, dava dilekçesindeki sendikal ve sair sebebe dayalı iddiaları ve suçlamaları hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sadece davadaki talep sonucu olan işe iade isteminin müvekkilince uygun bulunarak davacıya noter vasıtasıyla işe davet ihtarı tebliğ edildiğini ve davacının 11.11.2014 tarihinde işe başladığını savunarak bu nedenlerle konusuz kalan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının, dava tarihinden sonra davalı işveren tarafından noter aracılığı ile işe davet ihtarı ile işe davet edildiği ve 11.11.2014 tarihinde de davalı işverence davacının eski işine başlatılmış olduğu anlaşıldığından, davacı tarafın işe iadeye ilişkin talebi konusuz kaldığından bu yönde karar verilmesine yer olmadığına, davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde ve kararın kesinleşmesine kadar en fazla 4 aylık ücret ve sosyal hakların davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, ayrıca davacı ile birlikte işten aynı dönem çıkartılan işçilerin sendika üyeliklerinden kısa bir süre sonra ya da aynı gün işten çıkartılmaları hususu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, davacının iş akdinin sendikal faaliyetleri nedeni ile haklı ve geçerli bir neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle sendikal tazminata karar verilmiştir.
Dava devam ederken, davacının işe başlatılmış olması aksi ileri sürülmedikçe, davalı işverenin feshin geçerli bir sebebe dayanmadığını kabul ettiği şeklinde değerlendirilmelidir. 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesinin 3.ve 5.fıkralarına göre, boşta geçen süre ücreti, feshin geçersizliğine ilişkin karar verilmesi ve işe başlatılmak için işverene süresinde başvurulması şartına bağlıdır. Somut olayda, boşta geçen süre ücretine ilişkin bu şartların yargılama sırasında-davacının işe başlatılmasıyla önceden gerçekleştiği kabul edilmelidir. Bu durumda davacı işçi, açıkça feragat etmemiş veya talebini geri almamış ise boşta geçen en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının hüküm altına alınması gerekir. Dosya içeriğine göre, davacı vekili duruşmada, davacı, davalı işverence işe başlatılmış ise de, boşta geçen süre ücreti hususunda davanın devam etmesi gerektiğini beyan etmiştir. Bu nedenle, davacının boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının hüküm altına alınması isabetlidir. Ancak, mahkemece boşta geçen süre ücretinin tespitinde, sürenin başlangıç tarihi fesih bildirimin tebliği tarihi; bitiş tarihi ise işe başlatma tarihi olarak belirlenmesi gerekirken; başlangıç tarihi olarak işverene başvuru tarihi, bitiş tarihi olarak da kararın kesinleşme tarihinin öngörülmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Öte yandan, davacı taraf iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini iddia etmiş; davacı vekili yine duruşmada, davacı, davalı işverence işe başlatılmış ise de, sendikal neden hususunda davanın devam etmesi gerektiğini beyan etmiştir. Mahkemece de bu doğrultuda, taraf tanıkları dinlenilerek sendikal neden araştırması yapılmış; sendikaya, davalı şirkete müzekkereler yazılmış, gerekli bilgiler toplanmış ve sonuçta feshin sendikal sebeple yapıldığı gerekçesiyle sendikal tazminata hükmedilmiştir.
Davacı, 09.05.2014 tarihinde sendikaya üye olmuş, iş akdi ise 26.08.2014 tarihinde feshedilmiştir.
Davacı tanıkları, davacının sendikanın işyerinde örgütlenmesinde önderlik ettiği, aktif olarak sendikal faaliyetlerde bulunduğu, bu nedenle işten çıkarıldığını, fabrika üretim müdürünün kendilerini çağırarak sendikaya üye olup olmadıklarını sorduğunu, işten atılma korkusu ile üye olmadıklarını söylediklerini ifade etmişlerdir. Bunlara ilaveten davacı tanığı …, “Biz hepimiz halen daha sendikalıyız, şu anda işverenin sendikaya üye bütün işçilerden haberi vardır… Halen daha çalışan da vardır, işten çıkartılan da vardır.” dediği görülmektedir. Davalı tanıkları ise, fesih ve sendikal neden konusunda savunmayı doğrulamışlardır.
Dairemizce, dosya önce davacının üyesi bulunduğu sendikanın yaptığı suç duyurusunun akıbetinin araştırılması yönünde geri çevrilmiş olup şirket yetkilileri hakkında sendikal hakların kullanılmasının engellenmesi suçundan yapılan suç duyurusuna ilişkin soruşturma dosyasında, şüphelilerin tamamı hakkında delil yokluğundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, sendikanın itirazının da reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dairemizce dosya ikinci kez geri çevrilerek; fesih tarihinden 6 ay öncesi ve 6 ay sonrasında iş akdi feshedilen işçilerin isimleri, fesih tarihleri, sendikaya üye olup olmadıkları, üyelik tarihleri, sendika üyeliklerinin işverene bildirilip bildirilmediği, davalı işveren ve sendikadan sorularak ilgili belgelerin gönderilmesi istenilmiştir.
Gelen yazı cevaplarında sendika üyeliklerinin davalı işverene bildirildiği yönünde bir açıklama yapılmadığı görülmektedir. Davalı işverence fesihten 6 ay önce ve sonra çıkarılan işçilerin isimleri ve fesih tarihleri bildirilmiş ise de, iş akdi feshedilen işçilerin sendika üyesi olup olmadıklarına dair gelen yazı cevaplarının hiç birisinde bir bilgi verilmediği görülmüştür.
… Bakanlığınca dosyaya sunulan yetki tespit raporu, yazı cevapları ve sunulan belgelerden, davacının üyesi bulunduğu sendikanın 18.03.2015 tarihinde yetki başvurusunda bulunduğu, davacının bu tarihten sonra sendikaya üye olduğu ve sendikanın … imzalamaya yetki aldığı, davalı işverenin yetki tespitine itiraz davası açtığı, davanın mahkemece kabul edilerek yetki tespitinin iptaline karar verildiği ve kararın Dairemizce onandığı anlaşılmıştır. (7. HD-2016/9838 E)
Dairemizce, iş akdi feshedilenlerin … Bakanlığınca dosyaya sunulan yetki döküm belgelerine göre sendikaya üye olup olmadıkları yönünde yapılan incelemede ise, iş akdi feshedilenlerin çoğunluğunun sendikalı olmayan işçilerden oluştuğu görülmüştür.
Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı taraf iş akdinin feshinin sendikal nedene dayandığını ispatlayamadığından mahkemece sendikal tazminata hükmedilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Davacı, yargılama aşamasında işe başlatılmış olup böyle bir durumda davacının işe başlatmama tazminatı talebi de konusuz kalacağından bu hususta da karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmektedir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Yerel Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı işverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE; davalı işverence, davacı işçi yargılama aşamasında eski işine başlatılmış olduğundan işe iadeye ilişkin talep konusuz kalmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4- Davacının sendikal tazminat talebinin reddine; davacının dava devam ederken davalı işverence işe başlatılmış olması nedeniyle işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacının geçersiz sayılan fesih bildiriminin tebliğden işe başlatıldığı tarihe kadar çalıştırılmadığı en çok 4 aylık süre için ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiğinin tespitine,
6- Karar tarihinde alınması gerekli 29,20 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
7- Davacı tarafından yatırılan toplam 270,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre 1.800,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9- Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,
10- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 13.10.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.