Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/1287 E. 2016/20471 K. 21.11.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1287
KARAR NO : 2016/20471
KARAR TARİHİ : 21.11.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK ( İŞ ) MAHKEMESİ
DAVALILAR : 1- …
2-…

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı ve davalılardan … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 16/02/2011 tarihinde maden mühendisi olarak işe başladığını, 25/07/2012 tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, son aylarda ücretlerinin ödenmemesi üzerine işten ayrıldığını, aylık maaşının 4.000,00 TL. olduğunu, bu maaşın 1.300,00 TL.sinin bordroda gösterilip banka hesabına yatırıldığını, kalan 2.700,00 TL. ise müvekkiline elden imza karşılığında ya da başka hesaplardan ödendiğini, işe başladığı ilk yıllarda maaşının düzenli olarak ödendiğini, ancak son aylarda aksatıldığını, bankaya yatırılması gereken 1.300,00 TL. 2012 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz ayları ücretlerin tamamının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davacının müvekkil kurumun işçisi olmadığını, davacının asıl işvereninin yüklenici firma olan diğer davalı … olduğunu, müvekkil kurum ile diğer davalı arasında 12/11/2010 tarihli dekapaj yapım işi sözleşmesinin imzalandığını, bu şirket çalışan işçilerinin puantaj listesi, bordroları ve ödeme makbuzlarının şirket tarafından tutulduğunu, davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini talep ettiğini, ücret alacağı olan işçilerin her hakediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında idarelere bir sorumluluk düşmediğini, aradan bir yıldan fazla bir zamandan sonra davacının alacak iddiasıyla dava açmasının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının 2012 yılı ocak ayında 9 gün çalıştığını, 2012 Şubat, Mart, Nisan aylarında bir çalışmasının olmadığı, 2012 Mayıs Haziran aylarında firmada çalıştığını, diğer davalı şirketin yönetim kurulu kararıyla 11/03/2011 tarihinde işinin durdurulduğu ve 05/04/2011 tarihinde işe tekrar başlatıldığını, yani 2012 Ocak, Şubat ve Mart aylarında firmanın çalışmadığını, davacının da bu aylara ait ücret alacağını isteyemeyeceğini, yine 2012 yılı Nisan ayında da firmanın çalışmadığını, dolayısıyla davacının da çalışmayıp ücretini isteyemeyeceğini, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …. vekili, davacının davaya konu ettiği alacakların belirsiz alacak olduğunu ve alacak miktarını tam ve kesin olarak belirlemediğini, davanın kısmi dava olarak açılmasına itiraz ettiklerini ve davanın usulden reddilmesi gerektiğini, işçilerin arazide çalıştığını ve havanın yağışlı olması durumunda çalışmanın olmadığını, yine diğer davalı … ile imzalanan sözleşmede Ocak Şubat Mart aylarında ESAS NO : 2016/1287
çalışılmayacağının belirtildiğini, davacının ücretinin bir kısmının bankaya yatırıldığını, bir kısmının ise elden ödendiğini beyan etmiş ise de bunun doğru olmadığını, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının şantiye şefi olması ve şantiye şefinin çalışma düzenini kendisinin belirlenmesi, üzerinde çalışma koşullarını düzenleyen amirinin olmaması nedeniyle fazla mesai ücreti talep edemeyeceği gerekçesiyle fazla mesai ücreti talebinin reddine, diğer işçilik alacaklarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı avukatı ve davalılardan … avukatı tarafından temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğundan her iki davalının da sorumluluğuna karar verildiğinde gerekçede ayrıca …’nün ihale makamı olarak son üç aylık ücretten sorumlu olduğunun belirtilmesi hatalı ise de, sonuç itibariyle sorumluluk doğru tespit edildiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların tüm ve davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Mahkemece davalıların hüküm altına alınan alacaklardan müteselsilen sorumlu olmaları, red gerekçesinin tek ve aynı olması nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.nin 3. maddesinin ikinci fıkrasına göre davalılar lehine tek vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) SONUÇ:
Hüküm fıkrasının 5 ve 6 numaralı bentlerinin çıkartılarak, yerine;
“ 5-Davalılar ….. ve … vekille temsil edildiğinden 6100 sayılı HMK’nun 323/1.ğ ve 326. maddesi gereğince ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 2.332,11 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” bendinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı ve davalı …’ne yükletilmesine, 21.11.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.

….