Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/6213 E. 2016/14816 K. 31.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6213
KARAR NO : 2016/14816
KARAR TARİHİ : 31.10.2016

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

… A.Ş. ve müşterekleri aralarındaki istihkak davasının kısmen reddine ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair …. İcra Hukuk Mahkemesi’nden verilen 28.04.2015 gün ve 2013/959 Esas, 2015/333 Karar sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalılar vekili taraflarından ayrı ayrı istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16.02.2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Av. … ve karşı taraftan …A.Ş. vekili Av. …. geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı 3. kişi vekili, …. 1. İcra Müdürlüğü’nün 2013/8888 Esas sayılı takip dosyası üzerinden … İcra Müdürlüğü’nün 2013/1616 sayılı talimat evrakı ile 22.10.2013 tarihinde haciz yapıldığını, haczedilen malların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, müvekkili ile takip borçlusu arasında hiçbir organik bağ olmadığını, yapılan hacze İİK.nun 99. maddesinin uygulanması gerektiğini, taraflarınca açtıkları 2013/877, 2013/912, 2013/931 ve 2013/952 Esas sayılı istihkak davalarına konu malların aynı mallar olduğunu, idda ederek davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı alacaklı vekili, hacizli malların değeri ile ilgili borçlu tarafından kıymet takdirine ilişkin dava açılmadığını, hacizli menkullerin değerinin dosya borcunu karşılamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/970 Esas sayılı dosyası ile davaya konu hacizlerin kaldırıldığı, bu sebeple davanın konusuz kaldığı, aynı mahiyetteki 2013/877 Esas sayılı dosyada ise istihkak davasının reddine karar verildiği, davaya devam edilmesi halinde bu dosyada da istihkak davasının reddi sonucuna ulaşılacağı, bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan alınması gerektiği gerekçesiyle davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, esasa girilmediğinden davalı alacaklının tazminat talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı alacaklı lehine takdir edilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı 3. kişi vekili, davalı alacaklı vekili ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3. kişinin İİK’nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı 3. kişi vekilinin ve davalı borçlu vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava konusu olayda, karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hacizli malların değeri ile alacak miktarından hangisi az ise onun üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir. Somut olayda, TL cinsinden alacak miktarının hacizli malların değerinden az olduğu, davalı alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinde 50000 USD’nin TL karşılığı olan miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin talebi de dikkate alındığında, avukatlık ücretinin bu miktar üzerinden hesap edilmesi gerekirken Mahkemece alacaklı lehine daha az vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun ek Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı 3. kişi vekilinin ve davalı borçlu vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı alacaklı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 4. bendindeki “ … 5.948,70-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin çıkartılarak yerine “ alacak miktarı olan 99.500,00-TL üzerinden karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.360,00-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine…” ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.350,00 TL Avukatlık Ücreti’nin davacı 3. kişiden alınıp, Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı alacaklı…. A.Ş’ne verilmesine, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1,50 TL’nin davacıdan alınmasına, 27,70 TL peşin harcın istek halinde ayrı ayrı davalılara iadesine, 31.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.