YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/10184
KARAR NO : 2014/13195
KARAR TARİHİ : 01.12.2014
İtirazla İlgili Mahkeme Kararı : Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.12.2006 tarihli 2005/207 esas ve 2006/807 karar sayılı kararı
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A) KONUYLA İLGİLİ BİLGİLER:
1- “Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan sanık … hakkında, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 04.12.2006 tarihinde 2005/207 esas ve 2006/807 karar sayı ile, 5237 sayılı TCK’nın 191/1. Maddesi gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmolunduğu, kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,
2- Adalet Bakanlığı’nın 03.12.2013 tarihli ve 2013/10108/73359 sayılı yazısına dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 17.12.2013 tarihli ve 2013/388042 sayılı yazısı ile «Dosya kapsamına göre, sanığın kayden 01/07/1993 doğumlu olması, mahkemesince de suç tarihinin 09/02/2005 olarak kabul edilmesi karşısında, suç tarihinde 12 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan sanığın cezai sorumluluğu bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.» denilerek, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin sözü edilen kararının kanun yararına bozulmasının istendiği,
3- Dairemizce 10.03.2014 tarihinde 2013/14246 esas ve 2014/1600 karar sayı ile “5237 sayılı TCK’nın 31. maddesinin 1. fıkrasında, “Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir” hükmü öngörülmüştür.Kanun yararına bozma isteği yerinde olduğundan; Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.12.2006 tarihli 2005/207 esas ve 2006/807 karar sayılı hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılarak sonucuna göre gereken hükmün verilmesi için, dosyanın Adalet Bakanlığı’na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine,”karar verildiği,
4- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Dairemizin 10.03.2014 tarihli kararına itiraz edilerek dava dosyasının Dairemize gönderildiği
Anlaşılmıştır.
B) İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca “hükümlü …, kayden 01/07/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 09/02/2005 tarihinde on iki yaşını ikmal etmemiş bulunduğundan. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/1. Maddesi gereğince ceza sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, mahkemece, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/3-a. Maddeleri uyarınca “ceza verilmesine yer olmadığına” kararı verilmesi yerine yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması isabetsiz olup. Özel Dairece, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak, yeniden yargılama yasağı nedeniyle belirlenen hukuka aykırılığın, Özel Dairece, hükümlü hakkındaki cezanın kaldırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 31/1 ve 5271 sayılı Kanun’un 223/3-a maddeleri uyarınca sanık hakkında ‘ceza verilmesine yer olmadığına’ ve takdir ediliyorsa mevcut hapis cezasından daha hafif olduğuna dair kuşku bulunmayan çocuklara özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmek suretiyle giderilmesi gerekirken, hükmün bozulmasına ve yeniden yargılama yapılarak sonucuna göre bir hüküm kurulmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır.” denilerek, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.12.2006 tarihli 2005/207 esas ve 2006/807 kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 3.fıkrası uyarınca bozulmasına ve aynı Kanun’un 4. Fıkrasının (d) bendindeki yetkiye dayanılarak Dairemizce hukuka aykırılığı gideren yeni bir kararın verilmesi, itiraz yerinde görülmediği takdirde dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi istenmiştir.
C) İTİRAZIN VE KONUNUN İRDELENMESİ :
Kayden 01.07.1993 doğumlu sanık hakkında, 09.02.2005 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle, Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 04.12.2006 tarihinde 2005/207 esas ve 2006/807 karar sayı ile, 5237 sayılı TCK’nın 191/1. Maddesi gereğince 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun’un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına hükmolunduğu, kararın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı CMK’nın 309. Maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi gereğince bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesince doğrudan hükmedilecektir.
Sonuç olarak; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
D) KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı yerinde görüldüğünden, CMK’nın 308. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca;
1- Dairemizin 10.03.2014 tarihli 2013/14246 esas ve 2014/1600 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2- Kanun yararına bozma isteği yerinde olduğundan; Bakırköy 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.12.2006 tarihli 2005/207 esas ve 2006/807 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA; 12 yaşını doldurmayan çocuğun TCK’nın 31/1. Maddesi gereğince cezai sorumluluğu bulunmadığından, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında verilen cezanın kaldırılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223. Maddesinin 8. fıkrası gereğince kamu davasının DÜŞÜRÜLMESİNE, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine 01.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.