Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2016/8176 E. 2016/17895 K. 10.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8176
KARAR NO : 2016/17895
KARAR TARİHİ : 10.10.2016

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı tarafından … 4. İcra Müdürlüğü’nün 2013/5700 Esas sayılı dosyası ile hakkında takip başlatıldığını ancak kendisinin davalı firmadan hiç alışveriş yapmadığı gibi İstanbul ilinde dahi bulunmadığını ileri sürerek, 3965,19 TL üzerinden yapılan takibe borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, dosya üzerinden takibe esas, asıl alacak miktarının 2199,00 TL olduğu gerekçe gösterilerek, Tüketici hakem heyeti sınırları içerisinde kalan davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalı firma tarafından davacı tüketici aleyhine başlatılan takibe vaki menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı tarafından dava değeri, mevcut takipte toplam alacak miktarı olan 3965,19 TL olarak gösterilmiştir. Mahkemece, dava değeri asıl alacak olan 2199,00 TL olarak dikkate alınıp, bu miktarın Tüketici Hakem Heyeti Sınırları dahilinde olduğu bu nedenle dava şartı bulunmadığı kanaati ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki davacı asıl alacakla birlikte ferileri hakkında da borçlu bulunmadığının tespitini istemektedir. 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68.maddesine göre, 2016 yılı için “Değeri iki bin üç yüz yirmi Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin üç yüz seksen Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyük şehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin üç yüz yirmi Türk Lirası ile üç bin üç yüz seksen Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz”. İş bu davada ise dava değeri 3965,19 TL olup belirtilen sınırların üzerindedir. Bu nedenle uyuşmalığın çözüm yeri Tüketici Mahkemeleridir. Kaldı ki talep menfi tespit istemine ilişkin olup Tüketici Hakem Heyeti tarafından çözüme ulaştırılabilecek nitelikte de değildir. Öyleyse mahkemece, taraf teşkili sağlanıp işin esasına girilerek bir hüküm tesisi gerekirken aksi kanaatle davanın dava şartı yokluğundan reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.