Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2015/2624 E. 2016/14110 K. 20.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2624
KARAR NO : 2016/14110
KARAR TARİHİ : 20.10.2016

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

… ile … aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair… 2. Aile Hukuk Mahkemesi’nden verilen 03.12.2014 gün ve 600/1541 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, 17.050,00-TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- a) Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK 33. m). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, …. plakalı araç için artık değere katılma alacağı isteğine ilişkindir.
Mal rejiminin devamı süresince, bir eşin sahip olduğu edinilmiş malda, diğer eşin artık değerin yarısı oranında katılma alacak hakkı vardır. Artık değere katılma alacağı; eklenecek değerlerden(TMK 229.m) ve denkleştirmeden (TMK 230.m) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere, eşin edinilmiş mallarının (TMK 219.m) toplam değerinden, bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan artık değerin (TMK 231.m) yarısı üzerindeki diğer eşin alacak hakkıdır (TMK 236/1.m). Katılma alacağı Yasa’dan kaynaklanan bir hak olup, bu hakkı talep eden eşin gelirinin olmasına veya söz konusu mal varlığının edinilmesine, iyileştirilmesine ya da korunmasına katkıda bulunulmasına gerek yoktur.
Somut olaya gelince; eşler, 07.05.2001 tarihinde evlenmiş, 06.10.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK’nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu …. plakalı araç, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 23.09.2004 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).
Davacı altınlarla yapılan katkıyı… 11.Aile Mahkemesi’nin 2010/1405 Esas-2012/653 Karar sayılı dava dosyası içinde talep ettikten sonra temyize konu eldeki dosyada altınlarla karşılanan miktarın dışında araç için yapılan harcamalara ilişkin katılma alacağı isteğinde bulunmuştur. Mahkemece toplanan ve toplanacak taraf delillerine göre davacının katılma alacağı hakkında bir karar verilmesi gerekirken mahkemenin söz konusu araca ilişkin davayı değer artış payı alacağı olarak değerlendirip yazılı gerekçe ile reddine karar vermesi doğru değildir.
b) Davacının maaşlarla biriktirilmiş banka hesaplarındaki paraya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde davalı eş adına kayıtlı İş Bankası ve Yapı Kredi Bankası’ndaki hesap numaraları bildirilerek talepte bulunulmuştur. Mahkemece sadece davalı eşin İş Bankasındaki hesabı ve boşanma dava dosyasındaki beyanları esas alınarak hüküm fıkrasında yazılı miktarın tahsiline karar verilmiştir. Ne var ki, dava dilekçesinde bildirilen davalı eşe ait Yapı Kredi Bankası… Organize Sanayi Bölge Şubesindeki 72115645 nolu hesaba ilişkin döküm getirtilmeden eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmiştir.
Bir eşin 01.01.2002 tarihinden sonra iktisap edilen bütün malları aksi ispat edilinceye kadar kural olarak, edinilmiş maldır (TMK. m. 222/son). Tasfiyeye girecek malvarlığı kural olarak, mevcut olan malvarlığıdır (TMK. m. 228/1). Kötüniyetle elden çıkardığı kanıtlanmadıkça edinilmiş malvarlığının bir eş tarafından sarf edilmiş olması onu diğer eşe karşı borçlu kılmaz (TMK. m. 229). Bu bakımdan davalı eşe ait …gerek görülürse tüm hesaplar üzerinde bankacı ve hukukçu bilirkişiden oluşan bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yaptırılması, boşanma dava tarihi olan 06.10.2008 tarihi itibariyle mevcut bakiye olup olmadığının, boşanma dava tarihinden kısa bir süre önce çekilip hesapların kapatılıp kapatılmadığının, sırf diğer eşin katılma alacağını azaltmak ve/veya ortadan kaldırmak için kötüniyetle sarf edilmiş olup olmadığının incelenmesi ve gerçekleşecek sonuca göre talep miktarı ve tarafların usuli kazanılmış hakları da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken; bu konuda yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2-a) ve (2-b) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, taraflarca HUMK’nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 27,70 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.