YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12545
KARAR NO : 2016/10284
KARAR TARİHİ : 01.12.2016
Dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03/02/2016 tarihli ve 2013/6945-10 soruşturma, 2016/415 esas, 2016/47 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 174. maddesi gereğince iadesine dair Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19/02/2016 tarihli ve 2016/28 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2016 tarihli ve 2016/232 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/06/2016 gün ve 4479-2016-kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2016 gün ve 2016/262171 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteminde;
Dosya kapsamına göre; Tarsus 1. Ağır Ceza Mahkemesince şüpheli tarafından müştekiye verilen çekler üzerinde imza ve yazı incelemesinin tamamlanmadığı, şüphelinin üzerine atılı suçları işlediği iddia edilmesine rağmen kriminal raporun bu bakımdan bir husus içermediğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesinde, iddianamede bulunması gereken hususların neler olacağının gösterildiği, aynı Kanun’un 174/1.maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, 5271 sayılı Kanun’un 170/2.maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukukî nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği, şüpheli tarafından müştekiye verildiği iddia edilen çekler üzerinde imza-yazı incelemesinin mahkemesince giderilebileceği gibi, toplanan delillerin şüpheli hakkında kamu davası açılması için yeterli olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 03/03/2016 tarihli ve 2016/232 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine, 01/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.