Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2016/12386 E. 2016/14530 K. 26.10.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12386
KARAR NO : 2016/14530
KARAR TARİHİ : 26.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

… ile … ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın tespiti davasının kabulüne dair …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nden verilen 13.02.2014 gün ve 122/90 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı … tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, …. ilinde bulunan 118 ada 53 parsel sayılı taşınmaz ile 300 ada 13 parsel sayılı taşınmazın müvekkili ve davalılar adına tapuda kayıtlı olduğunu, bu yerlerin kullanımının müvekkilinde olduğunu, taşınmazların üzerine müvekkili tarafından bina inşa edildiğini, bu binaların müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan …, davacının rıza almadan dava konusu taşınmaz üzerindeki evleri yıktırıp yenisini yaptığını, evlerin yapımında kendisinin de katkısı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Bir kısım davalılar duruşmalardaki beyanlarında ; dava konusu parseller üzerinde tarafların murislerine ait çok eski bir ev olduğunu, davacı tarafından bu evin yıkılarak taşınmaza dava konusu evin yapıldığını, açılan davayı kabul etmediklerini beyan ederek davaın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın davalılardan … ve …. yönünden kabulü ile diğer davalılar yönünden ise payın devri nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu …. ili …. ilçesi …. beldesinde kain 118 ada 53 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 bodrum ve zemin + çatı arası alanda oluşan 3 katlı kiremit katlı bina ile dava konusu …. ili …. ilçesi …. beldesinde kain 300 ada 13 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bodrum ve zemin kattan oluşan 2 katlı yayla evi vasfındaki yapının davacı tarafından yaptırıldığının tespitine, bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; muhdesat tespiti isteğine ilişkindir.
1-) Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yazılı şekilde hüküm verilmiş olmasında işin esası yönünden bir isabetsizlik bulunmadığından aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve işin esasına yönelik davalı …’un diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Beyanlar” başlıklı 1012/2, 3. maddesine göre, taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 60. maddesine göre de, kütüğün beyanlar sütununa, mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar tarih ve yevmiye numarası belirtilerek yazılır. Söz konusu yasal düzenlemelere göre, her beyanın tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterilmesi mümkün değildir. Bunun için, Türk Medeni Kanunu’nda ya da özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmiş olması veya Tapu Sicil Tüzüğü’nde bir düzenleme yapılmış olması gerekir. Mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtme kütüğün beyanlar sütununda gösterilemez.
Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen, taşınmazın heyelan bölgesinde kalması (710 m), geçit hakkı (748 m), toprağın iyileştirilmesi (755 m), eklentiler (1012/1 m) ile özel yasalar arasındaki 634 Sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu’nun 41. maddesi, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun değişik 7. maddesi, 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 11. maddesi, 3621 Sayılı Kıyı Kanunu’nun 12. maddesi, 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktronig ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 22. maddesi, 2981 Sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına aykırı yapılarak uygulanacak bazı işlemleri düzenleyen yasa uyarınca hak sahibine tahsis beyanları, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 15. maddesi, 2924 Sayılı Orman Köylüsünün Desteklenmesine Dair Kanunu’nun 7. maddesi ve 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/II. maddesi tapunun beyanlar sütununa şerh verilmesine imkan veren yasal düzenlemelerden bir kısmıdır.Somut olay, tapunun beyanlar sütununa tescile imkan veren yasal düzenlemelerden hiçbirine uymamaktadır.
Dosyanın içeriğine, toplanan delillere ve tanık beyanlarına göre, davanın açılmasında taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası bulunması nedeniyle güncel hukuki yararın bulunduğu ve dava konusu …. ili …. ilçesi …. beldesinde kain 118 ada 53 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 2 bodrum ve zemin + çatı arası alanda oluşan 3 katlı kiremit katlı bina ile dava konusu …. ili …. ilçesi …. beldesinde kain 300 ada 13 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bodrum ve zemin kattan oluşan 2 katlı yayla evi vasfındaki yapının davacı tarafından meydana getirildiği de kanıtlandığına göre, davacının tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine ilişkin bir talebi de olmadığı halde mahkemece muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti ile yetinilmesi gerekirken tapunun beyanlar sütununa tesciline de karar verilmesi doğru değilse de, bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Davalı …’un temyiz itirazları yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 1.bendinin 2. paragrafında yer alan ‘…bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerh düşülmesine’ ibaresinin çıkartılmasına, davalı …’un diğer tüm itirazlarının reddine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, taraflarca HUMK’nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 409,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a iadesine, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.