YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5942
KARAR NO : 2016/17820
KARAR TARİHİ : 27.10.2016
Mahkemesi :İş Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekilince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı, davalı işyerinde 17/10/1986-26/02/2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin feshiyle birlikte kendisine bir miktar kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, ancak ödemenin eksik olduğunu belirterek fark kıdem tazminatı alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren, 17/10/1986 tarihinde çalışmaya başlayan davacının 02/06/1988-19/07/1988 tarihleri arasında tutuklu olduğunu, tutukluluk süresinin 47 gün olması nedeniyle iş akdinin 01/01/1987-31/12/1988 tarihlerini kapsayan 7. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 10. Maddesi gereğince münfesih sayıldığının davacıya ihbar edildiğini, davacının …’in 10. maddesi gereğince tekrar işe başlamak üzere müracaatı üzerinde 09/08/1988 tarihinde yeniden çalışmaya başladığını, iş akdinin 26/02/2010 tarihinde tüm yasal hakları ödenerek feshedildiğini, kıdem tazminatının ikinci girişi olan 09/08/1988 tarihi baz alınarak fesih tarihindeki kıdem tazminatı tavanına göre hesaplandığını, davacının herhangi bir fark kıdem tazminatı alacağı kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının bakiye kıdem tazminatı alacağı bulunup bulunmadığı konusu ihtilaflıdır.
Kıdem tazminatının hesaplanmasında çalışılan ve 4857 sayılı İş Kanunu’na göre çalışılmış sayılan sürelerin toplamının esas alınacağı ve çalışılmış gibi sayılan hallerin de 4857 sayılı Yasa’nın 55. maddesinde gösterildiği anlaşılmakla somut olayda davacının tutuklu kaldığı süre ve tutukluluk halinin sona erip fiilen işe başladığı tarihe kadarki çalışmadığı süre 4857 sayılı Yasa’nın 55. maddesindeki çalışılmış gibi sayılan haller kapsamında olmadığından kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmaması gerekirken tutukluluk süresinin de kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması hatalı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 27.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.