Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2015/6295 E. 2017/4726 K. 19.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6295
KARAR NO : 2017/4726
KARAR TARİHİ : 19.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek, kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi
HÜKÜM : Beraat

1-Sanık hakkında “resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” suçlarından kurulan hükme yönelik, katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanık hakkında “kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi” suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
TCK’nın 262/1. maddesinde düzenlenen kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi suçunun hareket öğesini; bir kamu görevini kanun ve diğer mevzuata aykırı olarak yerine getirmeye teşebbüs edilmesi oluşturmaktadır. Bu suçun meydana geldiğinden söz edilebilmesi için, yalnızca bir kamu görevine ilişkin sıfatın kullanılması yeterli görülmemekte, eylemli olarak bir kamu görevinin fail tarafından yerine getirilmeye kalkışılması zorunlu bulunmaktadır. Bu bakımdan, suçun tamamlanması için failin üstlenmeye kalkıştığı kamu görevini tamamlaması veya bu fiilden dolayı çıkar sağlamış bulunması ya da mağdura bir zarar vermesi de gerekli değildir. Failin bir kamu görevini yerine getirmeye teşebbüs ettiğinin saptanması durumunda suçun tamamlandığı kabul edilmelidir. Somut olayda; olay günü icra dairesi içerisinde banko bölümünün arkasında bulunan sanığın, icra dairesine dosyasının akıbetini sormak üzere müracaat eden katılana kendisini icra memuru olarak tanıttıktan sonra, katılan tarafından Ümraniye 1. İcra Müdürlüğü’nün 2010/21303 sayılı dosyası kapsamında yapılması gerekli işlemlere ilişkin bilgi vererek, katılan ile birlikte katılanın aleyhinde icra takibinde bulunduğu eski kiracısının ikametine haciz işlemine gitmesi, kapıyı çilingir vasıtasıyla açtırarak kiracının ikametten taşınmış olduğunun tespit edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın sübuta eren ve tüm unsurları itibariyle oluşan atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine hükmolunması,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.