Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/12211 E. 2014/2379 K. 11.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12211
KARAR NO : 2014/2379
KARAR TARİHİ : 11.02.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

…olarak görülen davada… Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.11.2011 tarih ve 2010/792-2011/424 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi dahili davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11.02.2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili,…. tarafından müvekkil banka şubesine 500.000.000 USD tutarındaki uluslararası bir poliçe ibraz edilmesini müteakip şubede söz konusu poliçe nazım hesaplara iz bedelle kaydedilerek emanete alındığını, firmanın talebine istinaden 11/10/2010 tarihli emanet makbuzu ile… Bank ve …Bank’a hitaben şube müdürü tarafından … Bankası… Şubesi adına hesap açmaya ve Swap işlem yapmaya hazır olunduğunu bildiren dört ayrı belge düzenlendiğini, firma tarafından bankaya gönderilen 20/10/2010 tarihli yazı ile tüm hesaplarının kapatılmasının ve belgelerinin iadesi istendiğini, bu talep üzerine hesaplar kapatılarak belge asıllarının iade edildiğini, ancak buna karşın “… tarafından şube müdürüne… kargo aracılığı ile herhangi bir üst yazı olmaksızın İnternational …(Uluslararası tahvil transfer gönderme dökümanı) gönderildiğini, bu yazılardan mezkur belgelere halen yurt dışında itibar edildiğini, uluslararası işlemlerde belgelerin doğuracağı yükümlülükleri bilmedikleri için ve adı geçen belgelerin firma tarafından kullanılmak üzere çeşitli mercii/kuruluşlara ibraz edildiği görüldüğünden müvekkil banka mevzuatında örneği ve yeri olmayan tedavüldeki belgelerin iptalinin gerektiğini ileri sürerek, şube müdürü tarafından düzenlenen davacı banka mevzuatına aykırı belgelerin geçersizliğinin tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı temsilcisi, tedbir talepli davaların …açılamayacağını, bu davada muhatabın şirket olduğunu, şirketin müdahil olarak kabul edilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, …olarak açılan davada iptali istenen evraklarının muhatabının davalı şirket olması nedeni ile davanın hasımlı olarak görülüp ve sonuçlandırıldığı, TTK hükümlerine göre anonim şirketlerinin, şirket adına tanzim edilecek evrakın muteber olması için temsile yetkili olanlardan ikisinin imzasının

bulunması gerektiği, davacı bankanın da anonim şirket olması nedeniyle banka temsilinin temsile yetkili iki kişinin imzası ile muteber olacağı, ancak davaya konu belgelerin davacı banka… Şube Müdürlüğü’nün münferit imzası ile düzenlendiği, davacı banka… Şubesi Müdürü’nün münferit imzası ile düzenleyerek …yetkililerine verdiği belgelerin esasen geçersiz olduğu, ancak … ne verilen bu belgelerin, uluslararası finans kuruluşları nezdinde ne türden işlemlere tabi olacağının bilinemeyeceği, belgelerin söz konusu kuruluş nezdinde bir hüküm doğurması halinde davacı banka için risk oluşturacağı, bu durumda davacının işbu tespit davasını açmada hukuki yararının bulunduğu, uluslararası finans kurumlarında davacı banka aleyhine sonuç doğurabileceği olasılığı bulunan yazılı belgelerin iptalinin gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, dahili davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dahili davalı vekilinin temyiz dilekçesi, davacı vekiline 06.02.2012 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm davacı vekili tarafından HUMK’nın 433’ncü maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 17.02.2012 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir.
01.03.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nın 432/4’ncü maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dahili davalının temyiz itirazlarına gelince; dava, davacı banka şube müdürü tarafından banka mevzuatına aykırı düzenlenen belgelerin iptali istemine ilişkin olup, dava başlangıçta …olarak açılmış, dava konusu belgelerin muhatabı olduğundan hareketle mahkemece mümeyyize dahili dava dilekçesi tebliğ edilerek dahili davalı hakkında yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Usul yasamızda davanın nasıl açılacağı gösterilmiş olup, bir dava açıldıktan sonra bir sorumlu davaya dahili dava edilerek hakkında hüküm tesis edilemez. O halde mahkemece, aleyhinde usulünce açılmış bir dava bulunmadığından mümeyyiz aleyhine karar tesis edilmemesi gerekirken yazılı olduğu şekilde aleyhinde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3- Bozma neden ve şekline göre dahili davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin süre yönünden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, dahili davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz eden davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden dahili davalıya iadesine, 11.2.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.