YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9033
KARAR NO : 2014/1922
KARAR TARİHİ : 04.02.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/01/2012 tarih ve 2010/313-2013/31 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 04/02/2014 günü hazır bulunan davacı vekili Av…. ile davalı vekili Av…. Akcan dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ürün sahibi …ile … Kira ve Bakım Sözleşmesi ile Makbuz Senedi Karşılığı Kredi Kullanım Şartlarını Düzenleyen Sözleşme imzalayarak 700 ton çeltiğin yerinde emanet alımını yaptığını, söz konusu ürünlerin davalı nezdinde sigortalandığını, emanet edilen çeltik karşılığında kurumca makbuz senetleri düzenlenip …’ya verildiğini, anılan kişinin de senetleri kredi kullanmak üzere bankaya ciro ile teslim ettiğini, müvekkili tarafından yapılan tespitte depodan 700 ton çeltiğin taşınmış olduğunun belirlendiğini, sözleşmelerin fesh edildiğini, emanetçi hakkında ceza davası açıldığını, dava konu poliçelerde müvekkili kurumun lehdar olarak yer aldığını, çeltiğin mülkiyeti bankaya ait olduğundan emanetçinin hiçbir şekilde tasarrufta bulunamayacağını, emanetçinin bankaya olan kredi borcunu müvekkili kurumun ödemesi nedeniyle depolardan çekilen ürün bedelinin tazmini için davalı … şirketine başvurulmasına rağmen hasarın teminat dışı olduğundan bahisle ödenmediğini ileri sürerek, ıslah ile artırılmış olarak 460.241,56 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu olayın hırsızlık olarak değerlendirilmeyeceğini, sigorta ettiren aleyhine açılan kamu davasında da olayın hırsızlık olarak nitelendirilmediğini, hırsızlık sigortası genel şartları ve sigorta poliçeleri özel şartları değerlendirildiğinde zararın teminat dışında kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu poliçelerde sigortalının davacı, sigorta ettirenin ise dava dışı…olduğu, dava konusu makbuz senetlerinin emanetçi…tarafından kredi kullandığı bankaya verildiği, banka tarafından da davacı kuruma ciro edilerek verildiği, makbuz senedinde yer alan toplam 700 ton çeltiğin mülkiyetinin bankaya ait olduğu, emanetçinin bu miktar çeltiği kendi mülkiyetinde olmaksızın haksız bir şekilde depodan boşalttığı, olayın bu hali ile Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesinde sayılan hallere uygun düşmediği, Orhan Namlı hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada güveni kötüye
kullanma suçundan yargılanmakta ise de bu kişinin davacı kurum çalışanı olmadığından olayın emniyeti suistimal kapsamında da değerlendirilemeyeceği, dava dışı …’nın sigorta ettiren, menfaat sahibi ve ürünün ilk sahibi olduğu, davacının olayın emniyeti suistimal klozuna girdiği yönünde bir iddiası bulunmayıp davasını hırsızlık sigortası genel şartlarına dayandırdığı, dava konusu eylem depoya kırma, delme, zorlama veya diğer poliçe şartlarında belirtilen şekilde girilerek gerçekleşmediği, bu nedenle olayın hırsızlık sigorta poliçesi genel şartlarında belirlenen teminatların dışında kaldığı, bu nedenle meydana gelen zarardan davalı … şirketinin sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin dava dilekçesinde olay anlatılarak ayırım yapmaksızın rizikonun teminat kapsamına girdiği iddia edildiğine ve dosyaya emniyeti suiistimal sigorta poliçelerinin de sunulmuş olması karşısında mahkemenin, “davacı kurumun meydana gelen olayın emniyeti suistimal klozuna girdiği yönünde bir iddia ve talebinin olmadığı ve davasını sadece hırsızlık sigortası genel şartlarına dayandırdığı” şekildeki gerekçesi yerinde değil ise de söz konusu emniyeti suistimal sigorta poliçeleri özel şartlarında öngörüldüğü şekilde “emniyeti suistimalin poliçenin süresi içinde ve fiili işleyen kimsenin işyerinde aralıksız çalıştığı dönemde yapılmış olması ile sigortalının emrinde veya hizmetinde çalıştırdığı bordroya kayıtlı kişilerin yapacağı emniyeti suistimal hallerinin” teminat altına alınmış bulunmasına ve dava dışı …ın da bu sayılan kişilerden olmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 7.500 TL’nin tahsili talep edilmiş ise de daha sonra talebini ıslah ederek toplam 460.241,56 TL’nin tahsili istenmiş bulunduğundan bu meblağ üzerinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, ıslah talebi nazara alınmadan dava dilekçesindeki miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 4. bendindeki “1.200,00 TL vekalet ücretinin” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “AAÜT uyarınca hesaplanan 29.259,66 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 04,05 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya iadesine, 04/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.