Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2012/34859 E. 2014/30462 K. 21.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/34859
KARAR NO : 2014/30462
KARAR TARİHİ : 21.10.2014

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ (KADIKÖY 1.İŞ)
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalılardan …. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, işverenleri tarafından fazla çalışma ücretinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının fazla çalışma ücretinin ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı ve davalı …Ş. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.’un 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesi’ndeki düzenleme gereği HUMK.’un 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Davalı …Ş. vekili tarfından temyize konu edilen fazla çalışma ücreti 1.621,17 TL’dir. Davalı aleyhine hükmedilen alacak miktarı 1.690 TL’lik kesinlik sınırı içinde bulunduğundan, davalı vekilinin temyiz incelemesi isteminin H.U.M.K.’nun 427/2, 432/4 maddeleri, uyarınca REDDİNE, nisbi temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

2- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri esas alınarak davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi isabetsizdir. Bu hata bozma sebebi ise de, yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin beşinci paragrafının tamamen çıkarılması ve yerine,
“Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 400,00TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,”
ifadelerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin 4.05 TL’nin davacıya arta kalanın davalıya 21.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.