YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14146
KARAR NO : 2014/3473
KARAR TARİHİ : 25.02.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.04.2009 tarih ve 2007/430 – 2009/214 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar… ve üçüncü kiş… vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %50 hissesine sahip olduğunu, diğer ortak Kurtuluş Kaynak’ın şirketin çift imza ile temsilinin ve birlikte hareket etmenin zor olduğunu belirterek kendi çalışanı …’ün vekil tayin edilmesi hususunda ikna ettiğini, diğer ortağın kendi başına hareket etmeye başladığını, paraların bankadan çekildiğini, müvekkilinin uyarması üzerine müvekkiline hakaret ettiğini, vekil tayin edilen kişilerin azil edilmesi için onay vermediğini, şirket denetimine izin vermediğini, diğer ortak hakkında tehdit nedeni ile şikayet dilekçesi verdiğini, çekilen paraların hangi işlemlerde kullanıldığının belli olmadığını, Kurtuluş Kaynak’ın ortağı olduğu dava dışı başka bir şirketin işçi ücretleri ve masraflarının feshi istenen şirketin hesaplarından karşıladığını, TTK 551/2. maddesinde belirtilen haklı nedenlerin gerçekleştiğini ileri sürerek, davalı şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Davalı Kurtuluş Kaynak vekili, şirkete kayyum tayini gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, şirketin 3.874,00 TL pirim borcu bulunduğu, şirket kasasından iş avansı olarak ödeme yapıldığı, ancak ödemenin kime yapıldığının belli olmadığı, şirket ortaklarının birbiri aleyhine şikayet dilekçesi verdiği, dava açtıkları, ortaklar arasında bulunması gereken güven unsurunun ortadan kalktığı, şirketin iyi yönetilmediği haklı nedenlerin gereçekleştiği gerekçesiyle, şirketin feshine ve tasfiyesine, tasfiye memuru tayinine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin talebi üzerine mahkemenin 12.03.2013 tarihli dosya üzerinden verilen ek kararı ile talep dilekçesine göre tasfiye payını doğrudan etkileyecek şekilde…’ın şirket adına bankalardan paralar çektiği, bu paraların şirket işlerinde kullanıldığına ilişkin hiçbir muhasebe kaydı olmaması nedeni ile bu kişiler ile birlikte diğer şirket ortağı Kurtuluş Kaynak aleyhine dava açılması konusunda tasfiye görevlisine dava açmak üzere yetki verilmesi gerektiği gerekçesiyle, tasfiye görevlisi olarak atanan …’na tasfiye halindeki şirket adına diğer ortak ve… aleyhine tazminat davası açma yetkisi verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, Kurtuluş Kaynak,… vekili temyiz etmiştir.
1- Mahkemenin 15.04.2009 tarih 2007/430 E, 2009/214 K sayılı kararı, davalı …’ne 23.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiş olup ve hüküm HUMK’nın 432/1. maddesinde yazılı 15 günlük süre geçirildikten sonra temyiz edilmiş olmakla, davalı Kurtuluş Kaynak vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Mahkemenin 12.03.2013 tarihli Ek kararına yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince, mahkemece, davacı ortağın talebi üzerine diğer ortak (davalı) Kurtuluş Kaynak ve şirket vekilleri (üçüncü kişiler…) hakkında şirketin parasını usulsüz çekip kullandıkları iddiasıyla ilgili olarak tazminat davası açmak üzere tasfiye memuruna yetki verilmesine karar verilmiş ise de, tasfiye memuru, şirket alacaklarının tahsili için mahkeme kararı bulunmaksızın her zaman dava açma yetkisini haiz olduğundan, mahkemeden bu konuda ayrıca karar istenmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır. Bu nedenle talebin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Kurtuluş Kaynak vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Kurtuluş Kaynak ile üçüncü kişi Hamit Dağ ve Mehmet Gökçe vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.