YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17130
KARAR NO : 2014/1859
KARAR TARİHİ : 04.02.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.12.2012 tarih ve 2010/145-2012/702 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafın üzerinde vade bulunmayan ancak takip talebinde 07.04.2009 ve 09.05.2009 vade tarihli olduğu belirtilen bonolara ilişkin olarak müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip başlattığını, müvekkilinin takibe konu bonoların ne şekilde davalının eline geçtiğini hatırlamadığını, gerek bu bonolar nedeniyle gerekse başka bir sebeple davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, malen kaydı içeren bonolarla ilgili herhangi bir mal tesliminin de yapılmadığını ileri sürerek, takibe konu bonolar nedeniyle müvekkilinin davalıya 55.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davalının dava dışı …nin ortakları olduğunu, taraflar arasındaki harici anlaşmaya göre şirkete araç alınması için müvekkilinin aracının verilmesi ve yine şirketin borçları için müvekkilinin taşınmazı üzerine ipotek koyulması nedeniyle davacının dava konusu bonoları müvekkiline verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı vekili 02.10.2012 tarihli dilekçesiyle, dava konusu senetler üzerinde malen kaydının doğru ve gerçek olduğunu, ispat yükünün davacıda bulunduğunu belirterek, cevap dilekçesi, sair dilekçe ve işlemleri ısah ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu senetlerde “malen kaydı” bulunmakta olup, kural olarak senetlere karşılık herhangi bir mal almadığını ileri süren davacı tarafın ispat külfeti altında olmasına rağmen, davalı tarafın senetlerin tarafların ortak oldukları limited şirkete araç alınması için kendi aracının verildiğini ve yine şirket borçlarına karşılık olarak da gayrimenkulünün ipotek edildiğini, senetlerin bu nedenle düzenlendiğini ileri sürmek suretiyle senet metnini dolayısı ile senedi talil etmesi itibariyle bu kez ispat yükünün davalı senet alacaklısına geçttiği, davalı alacaklının dava dışı …’nden alacaklı olduğunu ve bu alacak miktarından davacının şahsen sorumlu olduğunu kanıtlaması gerektiği, davalının üzerine düşen ispat
külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, icra takibine konu 2 adet bonoyla ilgili olarak davacının davalıya 55.000TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, her ne kadar dava konusu bonolarda tanzim tarihi bulunmadığından kambiyo senedi vasfında olmayıp, yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmaları nedeniyle eldeki menfi tespit davasında alacaklı olduğunu iddia eden davalının bu belge yanında diğer dellilerle birlikte alacaklı olduğunu kanıtlaması gerektiği, davalının bu kanıt yükümlülüğünü yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın reddi gerekirken, senedin talil edilmesi nedeniyle ispat yükünün davalıda olduğu, davalının ispat külfetini yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca sonucu itibariyle doğru bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,940,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.