Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/13099 E. 2014/2185 K. 10.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13099
KARAR NO : 2014/2185
KARAR TARİHİ : 10.02.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.07.2013 tarih ve 2008/188-2013/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket adına düzenlenmiş bulunan hesap cüzdanından, müvekkilinin,…Şubesi müşterisi olarak gözüktüğü ve hesabın 03.05.1999 yılında açıldığının anlaşıldığını, açıldığı tarihte 55.000.000 USD olarak gözüken hesaptan 22.07.1999 tarihinde 20.000.000 USD çekilerek bakiye 35.000.000 USD kaldığının görüldüğünü, davalı bankadan ihtarname yoluyla hesabın akıbeti sorulduğunda hiçbir yazılı ve sözlü açıklama yapılmadığını, sonrasında BDDK’ya yapılan başvuru üzerine davalı bankanın, banka kayıtlarında bu şekilde bir hesap, müşteri numarası ve anılan meblağların bulunmadığını bildirdiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 11.000 USD karşılığı 13.935 TL’nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın tüm kayıtlarının tetkik edildiğini ancak bahse konu mevduat cüzdanında belirtilen müşteri ve hesap numarası ile davacı şirket adına hesap olmadığının tespit edildiğini, davaya dayanak yapılan hesap cüzdanındaki yazı karakterlerinin müvekkili banka mevduat cüzdanlarındaki yazı karakterine benzemediğini, müvekkili bankanın davacı elindeki hesap cüzdanında belirtilen türde kodlar içeren işlemi bulunmadığını, dava konusu hesap cüzdanının sahte olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı bir şirket olup, şayet böyle bir hesabı var ise hesabın açıldığını iddia ettiği 1999 yılından bu yana şirket kayıtlarında tutulması zorunlu olan yevmiye defteri, defteri kebir ve envanter defteri gibi kayıtlarında 35.000.000 USD’lik hesabın görülmesi gerektiği, yine yerleşik muhasebe uygulamalarına göre yıl sonları itibari ile bankalardan alınan banka hesap özetleri ile şirketin bankalar hesabının defter kayıtları arasında mutabakat sağlanması gerektiği, yıl sonunda tahaakkuk ettirdiği faiz ve vergilerin de ekstrede gösterilmemiş ise bankadan alınıp kayıtlara geçirilmesi, arada mutabakatsızlık varsa bunun giderilmesi gerektiği, ancak ispat yükü kendisinde olmasına rağmen davacı tarafından bankada hiçbir hesap hareketi görülmeyen
cüzdandan başka herhangi bir kayıt veya defter sunulmadığı, ayrıca 1999 yılında yatırıldığı iddia olunan bu miktar bir bedelin dava tarihine kadar sahipsiz bırakılmasının hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalı banka sistemine girmiş hiçbir davacı mevduatına rastlanılmadığı gibi iddia olunan hesapla ilgili ve kısmi çekilme iddiası ile ilgili hiçbir hareketliğe de rastlanılmadığı, davaya konu hesabın banka kayıtlarında bulunmadığı, böyle bir hesabın açılmadığı gibi fiilen de para yatırılmadığı, bankaların sorumluluklarının gerçekte açılıp sisteme girmiş ve yatırılmış mevduatlarda tartışılabileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 10.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.