YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/1806
KARAR NO : 2017/1928
KARAR TARİHİ : 06.03.2017
6362 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda 2007 yılı tarihli eylemine ilişkin mahkumiyetine dair, İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2013 tarih, 2013/273 Esas, 2013/480 Karar sayılı hükmün sanık tarafından temyizi üzerine,
Dairemizin 10.11.2016 gün ve 2016/18360 Esas sayılı kararıyla;
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar için, TCK’nın 53/1. maddesi uygulanmamış ise de, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların, sanıklar müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin BOZULMASINA, bozma sebepleri 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, hükümden TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp, yerine ”24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar verilmiştir.
İTİRAZ NEDENLERİ
Sanık müdafiinin itiraz istemi, sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis ve 100.000,00 TL adli para cezasının ertelemesine ilişkin olduğu anlaşılmakla;
6362 sayılı Yasa’ya muhalefet suçundan, sanıklar …, …, …, …, …, … ve hakkında itiraz talebinde bulunulan … hakkında, 6362 sayılı Kanun’un 107/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52. maddeleri gereğince neticeten 1 yıl 8 ay hapis ve 100.000,00 TL adli para cezasına karar verilerek; sanıklar …, …, …, … hakkında hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına ve sanıklar …, … hakkında verilen cezanın ertelenmesi karar verilmesine karşın; sanık … hakkında hukmolunan cezanın ertelenmesi konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmediği görülmekle;
5237 sayılı TCK’nın 51/1-a bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve 51/1-b bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü koşulu getirilmiş olduğu; sanık müdafiinin 19/06/2008 tarihli dilekçesinde ve sanığın temyiz dilekçesinde lehe yasaların uygulanmasını talep etmesi karşısında, ertelemeye engel adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmolunan 1 yıl 8 ay hapis ve 100.000,00 TL adli para cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle, hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin karar isabetli olmadığından, itiraz yoluna başvurulması zorunlu görülmüştür.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK’un 308. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca, İTİRAZIN KABULÜ ile Yüksek Dairenizin 10/11/2016 gün ve 2015/18390 Esas, 2016/22312 Karar sayılı hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin kararının sanık … yönünden kaldırılarak, sanık … hakkındaki İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesince, 27/09/2013 gün, 2013/723 Esas – 20013/480 Karar sayılı mahkumiyet hükmünün BOZULMASI; itirazın kabul edilmemesi halinde ise, 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile 5271 sayılı C.M.K.’nın 308. maddesine eklenen 3. fıkrası uyarınca, dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na GÖNDERİLMESİNE itirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14/02/2017 tarih ve 2017/3804 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK’nın 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne,
2-Dairemizin 10/11/2016 tarih ve 2015/18390 Esas, 2016/22312 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmünün temyizen yeniden yapılan incelemede;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında diğer sanıklarla birlikte hapis ve adli para cezasına hükmolunduğu, ancak diğer sanıklar için TCK 51. maddesine göre erteleme hükmünün uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldığı halde, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olan sanık … hakkında bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kabule göre de;
2-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık … hakkında kesinleşme şerhi verilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına infazı için gönderilen İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/273 esas sayılı kararı ile verilen cezasının infazının ertelenmesine, bu hususla ilgili mahkemesine yazı yazılmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.