Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/3161 E. 2017/2141 K. 13.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3161
KARAR NO : 2017/2141
KARAR TARİHİ : 13.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7258 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Şikayetçi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Açılan kamu davasının niteliğine göre, suçtan doğrudan zarar görmeyen Spor Toto Teşkilat Başkanlığı’nın davaya katılma ve hükümleri temyize yetkisi bulunmadığından, şikayetçi vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanığın temyiz talebinin incelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın bahis oynanan sitelerin yurt dışı kaynaklı olduğuna yönelik beyanı, iş yerinde bahis kuponları ve bu kuponların çıktısının alınmasını sağlayan bilgisayara bağlı yazıcının ele geçtiği birlikte değerlendirildiğinde atılı suçun sübutu bakımından ayrıca bilgisayar üzerinde inceleme yapılması gerekmeyeceğinden tebliğnamedeki (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
CMK’nın 231/11. maddesinde yer alan, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir” şeklindeki düzenleme karşısında, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi suretiyle CMK’nın 231/11. maddesine aykırı davranılması aleyhte temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında hak yoksunluklarına hükmedilmemiş ise de, kasıtlı suçtan hapse mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanık tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.