Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/6069 E. 2017/1940 K. 06.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6069
KARAR NO : 2017/1940
KARAR TARİHİ : 06.03.2017

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Anayasanın 141, CMK’nın 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısı ile herkesi ikna edecek ve denetim mahkemesine imkan tanıyacak biçimde gerekçeli olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapabilmesi için, kararın dayandığı tüm olguların, bu olgular değerlendirilerek mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi beyanın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesinde gösterilmesi ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç olarak kabul edildiği açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına soyut olarak atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Takdiri indirim nedeni uygulanırken ve ağaç kesme suçundan verilen hapis cezasının para cezasına çevrilirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,
3-Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4-6352 sayılı Kanun’un 100. maddesi ile, 5271 sayılı CMK’nın 324. maddesinin 4. fıkrasına eklenen Ek cümle uyarınca da, Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan (kanunen bu tutar 20 TL ve altı, ancak Bakanlar Kurulu, ilgili Kanun gereğince bu tutarı on katına kadar artırmaya yetkili) az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekeceğinin gözetilmemesi,
5-Sanığa iddianamede talep edilmeyen 6831 sayılı Kanun’un 93/2. maddesinden ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması,
6-Ağaç kesme suçu yönünden ise, dava konusu emvalin niteliği belirlenmeden, motorlu testere ile kesilip kesilmediği araştırılmadan yetersiz rapora dayanarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 06/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.