YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/435
KARAR NO : 2017/2114
KARAR TARİHİ : 13.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1 ve 230. maddeleri gereğince mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçede iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden Anayasa ve 5271 sayılı Kanun’un amir hükümlerine aykırı şekilde, sadece hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında hapis cezası ile mahkûmiyetine dair verilen ve CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde işlediği yeni suç nedeniyle, açıklanması suretiyle kurulan hükümde, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi suretiyle, CMK’nin 231/11. maddesine aykırı hareket edilmesi,
3-Sanık hakkında ceza tertibinde 6831 sayılı Kanun’un 91. maddesi gereği ceza verilip aynı Kanun’un 93/2. maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken, doğrudan 93/2. maddesinin uygulanması suretiyle ceza tayini,
4-İnfazı kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrilmesine karar verilmesi,
5-Davada kendisini vekil ile temsil ettiren müdahil idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.