YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18215
KARAR NO : 2017/2582
KARAR TARİHİ : 06.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıkların, suça konu edilen eşyaları fabrikanın bahçesinden çalması şeklindeki eylemlerinin TCK’nın 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 141/1. maddesi ile hüküm kurulması, aleyhe temyiz olmadığından, her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 sayılı kararı ışığında, sanıkların yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden, Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibariyle infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamının sanıkların payına düşen kısmının, 5271 sayılı CMK’nın 324/4. maddesine atıfta bulunan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20,00 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıklardan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılması, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, dosya içeriğine göre sair temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık …’a ait adli sicil kaydında yazılı olan ve tekerrür esas alınan İstanbul Anadolu 14. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/765 Esas ve 2008/822 Karar sayılı mahkumiyetine konu suçun 5237 sayılı TCK’nın 141/1. maddesinde yazılı hırsızlık suçuna ait
olduğu ve CMK’nın 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınan bu suçtan dolayı uyarlama yargılaması yapılarak sonucuna göre sanık hakkında tekkerrür hükümlerinin uygulanması gerekeceği, ancak sanığın adli sicil kaydında yer alan Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/1318 Esas, 2011/516 Karar sayılı mahkumiyetinin tekerrüre esas olduğu belirlenerek bu mahkumiyetin tekerrüre esas alınması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi gereğince tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün hüküm fıkrasından çıkarılmasına, ”Bursa 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/1318 Esas, 2011/516 Kararı ile sanığa verilen hapis cezası nedeni ile sanığın mükerrir olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi gereğince cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.