Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/9241 E. 2017/2045 K. 09.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9241
KARAR NO : 2017/2045
KARAR TARİHİ : 09.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5846 sayılı Kanun’un 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanun ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75. maddesindeki “71 ve 72. maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete bağlıdır. Yapılan şikayetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir. Bu belge ve sair delillerin şikayet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir” şeklindeki düzenlemeye göre, şikayetçi vekillerinin dava konusu materyal ile ilgili olarak 6 aylık yasal şikayet süresi içerisinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan belgeleri ibraz etmediği anlaşılmakla, sanıkların ticari amaçla aracın arkasında bandrolsüz kitap bulundurmak şeklinde gerçekleşen eyleminin karar tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Kanun’un 5728 sayılı Kanun ile değişik 81/4. maddesine uyduğu gözetilmeden, aynı Kanun’un 71/1 ve 81/13.maddeleri ile uygulama yapılması,
2-Sanık …’ın dosyada mevcut adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan 2005/1550 esas ve 2007/873 karar sayılı, 07.12.2007 tarihinde kesinleşen ilamının, güncel adli sicil kaydına göre, CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve mevcut haliyle bu yeni kararın tekerrüre esas alınması kanunen mümkün olmadığı gibi sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan diğer ilamların da tekerrüre esas olmaması nedeniyle, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3)Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
4-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.12.2008 yerine, 23.12.2008 olarak yazılması,
Kabule göre de;
Sanık … hakkında 5846 sayılı Kanun’un 71/1. maddesi uyarınca belirlenen 1 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 81/13. maddesi uyarınca 1/3 oranında artırım yapılırken, “1 yıl 12 ay” yerine hesap hatası sonucu “2 yıl” hapis cezasına hükmolunarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.