YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17685
KARAR NO : 2014/1912
KARAR TARİHİ : 04.02.2014
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/11/2011 gün ve 2011/226-2011/400 sayılı kararı onayan Daire’nin 23/09/2013 gün ve 2012/2651-2013/16248 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1989 yılında kurulduğunu, “… + şekil” ve “… + şekil” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının ise 2009 yılında kurulduğunu ve ” …” ibareli markayı 16. ve 28. sınıflar yönününden kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, müvekkili markasının tescilli olduğu aynı emtialar için tescil edilen davalı markasının müvekkilinin markaları ile iltibas yarattığını ileri sürerek davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı başvurusuna konu markanın ayırt edici unsurunun “…”, davacı tarafın adına tescilli markalarının ayırt edici unsurunun ise “…” olduğu, markalar arasında yüksek düzeyde görsel ve sescil benzeşme olduğu, … ibaresinin TDK sözlüğüne göre … keçisinin kılından veya tavşanının tüyünden elde edilen iplikle dokunan giysileri tanımladığı, aynı zamanda … ilinin eski adı olduğu, keza davalı başvurusuna konu … ibaresinin de … ilinin eski adlarından biri olduğu, bu anlamda markalar arasında kavramsal ayniyet bulunduğu, ortalama tüketici kitlesinin markaları karıştırma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle 16.01 ve 28. sınıf mallar yönünden davanın kabulü ile bu mallar yönünden markanın hükümsüzlüğüne dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davalı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenmiş ise de uyuşmazlığın HUMK’nın 438/1.maddesinde belirtilen davalardan olmadığı gibi anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da duruşma yapılmasına gerek görülmemiş bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı şirketten alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 04/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.