Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/19473 E. 2017/2724 K. 08.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19473
KARAR NO : 2017/2724
KARAR TARİHİ : 08.03.2017

Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar vermek suçlarından sanık … …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 142/2-d, 116/1 ve 151/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis, 6 ay hapis ve 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan sanık …’ın ise aynı Kanun’un 204/1 ve 43/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/02/2015 tarih, 2008/1152 Esas ve 2015/43 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 29/10/2016 tarih ve 94660652-105-34-7663-2016-Kyb sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25/11/2016 tarih ve 2016/391252 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi:
MEZKUR İHBARNAMEDE:
Sanık … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme, sanık …… hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/12/2008 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının görüldüğü İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nce belirtilen suçlar yönünden bir karar verilmemiş olmasında isabet görülmemiş ise de, anılan suçlara ilişkin zamanaşımı süresince mahkemesince her zaman karar verilmesinin mümkün olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/12/2008 tarihli iddianamede, sanık …… hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından cezalandırılması için kamu davası açılmadığı halde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 142/2-d, 116/1 ve 151/1. maddelerinde düzenlenen suçlardan sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararların bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İddianame ile sanık … hakkında TCK’nın 142/2-b, 116/1, 151/1, 204/1, 43 ve 53 maddeleri uyarınca, sanık …… hakkında ise TCK’nın 204/1, 43 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı halde mahkeme hüküm kurarken sanık … hakkında 204/1, 53; sanık …… hakkında ise 142/2-b, 116/1 ve 151/1 maddeleri uyarınca hüküm kurduğu, iddianemede sanıklar hakkında düzenlenen suçlarla kararda sanıklara hükmedilen suçların çeliştiği, sanık … hakkında istenen maddelerin sanık ……’a uygulandığı, Fatih…’a istenen maddelerin ise …’a uygulandığı anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebinin kabulü ile Fatih… hakkında TCK’nın 142/2-b, 116 ve 151/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.02.2015 tarih, 2008/1152 Esas ve 2015/43 Karar sayılı hükümlerin CMK’nın 309. maddesi gereğince Kanun Yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahllinde yapılması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 08.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.