YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/9926
KARAR NO : 2017/2698
KARAR TARİHİ : 07.03.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakta ise de; suça konu sayacın müştekinin outrduğu binanın girişinden sökülmek suretiyle çalındığı, eylemin TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kaldığı anlaşıldığından uzlaşma kapsamı dışına çıkaracağı gözetilip suça sürüklenen çocuk hakkında uzlaşma hükümleri uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
1-Suça sürüklenen çocuk …’ın aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek su sayacı hırsızlığına kesinlikle karışmadığını ileri sürdüğü, suçun diğer sanığı yaşı büyük …ın elinde çuval içerisinde bulunan 13 adet su sayacını satmak için tanık Fedakar’a getirdiği, tanığın ise durumdan şüphelenerek polise haber verdiği ve kovalamaca sonucu Salim ve hakkında beraat kararı veren …’ın yakalandığı olayda, …’in yakalandığında ve soruşturma aşamasında sayaç hırsızlıklarını Kaan ile gerçekleştirdiklerini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle yaş büyük olması nedeniyle dosyası ayrılan sanık …’a ilişkin dava dosyasının getirtilmesi, olanaklı ise her iki dosyanın birleştirilmesi, olanaklı değil ise denetim olanağı verecek şekilde aslının veya onaylı suretinin dosyada bulundurulması ve diğer sanık Salim Yıldırım’ın tanık olarak dinlenilmesi,soruşturma aşamasındaki ifadesi ile mahkemede tanık olarak verdiği ifadesinin karşılaştırılması sağlanarak suça sürüklenen çocuk …’ın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Suça konu su saatinin müştekinin oturduğu binanın girişinde bulunduğunun anlaşılması karşısında, eylemin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması,
b-Müştekinin 03.02.2013 tarihinde hırsızlık müracaatında bulunarak su sayacının sökülerek çalındığını ifade ettiği, 26.02.2013 günü tanık Fedakar’a su sayaçlarını satmak üzere
getiren Salim ve Doğukan’ın, tanığın şüphelenerek polise haber vermesi üzerine kovalamaca sonucu, yakalandığı olayda, kaçarken bıraktıkları çuval içinde sayaçların ele geçtiği, Salim’in ise yakalandığında sayaçları nereden çaldıklarını söylediği, ancak müştekinin daha önceden de hırsızlık müracaatında bulunması karşısında, TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-Suça sürüklenen çocuk hakkında, tayin olunan 8 ay 20 gün hapis cezasından TCK’nın 168/1. maddesine göre 2/3 oranında indirim yapılırken 2 ay 26 gün hapis cezası yerine 2 ay 23 gün hapis cezası belirlenmesi ve adli para cezasının da bu miktar üzerinden hesaplanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 07.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.