Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2015/13643 E. 2017/1572 K. 08.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13643
KARAR NO : 2017/1572
KARAR TARİHİ : 08.03.2017

Mahkeme : 9. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
TCK’nın 53.maddesi ile ilgili olarak, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 08.03.2017 tarihinde oyçokluğu ve üyeler … ve …’nun karşı oyuyla karar verildi.
KONU: Sanık …’un mahkûmiyetine yeterli delillerin mevcut olup olmadığı;
Dairemizce temyiz incelemesine konu olan İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/337 karar sayılı hükmüyle;
Daha önce aynı mahkemede yargılanıp mahkûmiyetlerine karar verilen iki ayrı sanığın soyut, başkaca bir maddi delille desteklenmeyen beyanlarıyla olaydan 3 sene geçtikten sonra yapılan yargılama ile sanık …’un cezalandırılması sonucuna gidilmiş olup;
Mahkeme kararının gerekçesinde, “… gönderdiği avukatından öğrendiği telefon numarasına … üzerine kayıtlı olması, önceden Belçika’dan tanışmış olmaları” şeklinde belirtilen hususlar yorum olup, tanık olarak dinlenen adı geçen avukat sanık … ve sanık …’i tanımadığını beyan etmiş, yine Belçika’da tanışma hususunda kesin bir belgeye, veriye dayandığı anlaşılamamıştır.
Yine sanık … müdafiinin tevsii tahkikat talepleri değerlendirilip hiç bir araştırma yapılmamıştır.
Bu itibarla; sanık …’in mahkûmiyetinin yerinde olmadığı kanaatiyle cezalandırma için yeterli, kesin şüpheden uzak, somut ve inandırıcı deliller olmadığından bozma kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle, çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyoruz.