YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12983
KARAR NO : 2017/2569
KARAR TARİHİ : 22.03.2017
Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık …’nun 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 ay tazyik hapsi ile cezalandırılmasına ilişkin, Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (Kozan İcra Ceza Mahkemesi) 26/01/2016 tarihli ve 2015/89 Esas, 2016/8 sayılı kararına vaki itirazın reddine ilişkin Kozan 2. Asliye Hukuk (İcra Ceza) Mahkemesinin 01/03/2016 tarihli ve 2016/8 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 27/07/2016 gün ve 5456 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19/09/2016 gün ve KYB.2016-323118 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
1- Dosya kapsamına göre, 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince taahhüdü ihlal suçunun oluşması için taahhüt tutanağında toplam borç miktarının, işleyen ve işleyecek faizin, vekalet ücreti, icra harç ve giderlerinin birlikte belirlenerek borçlunun taahhüdüne esas olan miktarın açıkça gösterilmesi gerektiğinden, 30/11/2015 tarihli ödeme taahhüdünde toplam faiz 3456,54 Türk lirası olarak belirtilmiş ise de, bu faizin hangi dönemleri kapsadığı, icra takibinin kesinleştiği tarihten taahhüt tarihine kadar işlemiş ve taahhüt tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek faiz olup olmadığı konusunda herhangi bir açıklık olmadığı gibi alacaklının son ödeme tarihine kadar işleyecek faizden feragat beyanının da yer almadığı ve bu nedenlerle işleyen ve işleyecek faiz miktarının taahhüt tutanağında ayrı ayrı gösterilmemesi nedeniyle belirsizlik bulunduğundan taahhüdün geçerli olmadığı anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16.HD-220-231 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere disiplin ve tazyik hapsinin bir “hapis” cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 2. maddesinde tanımlanan “disiplin hapsi” kavramı içinde kaldığı ve kısmî bir düzeni korumak amacıyla getirildiği, kişinin kendisinden beklenen yükümlülüğü yerine getirdiği takdirde de serbest kalacağının düzenlendiğine göre sanık hakkında 2004 sayılı Kanun’un 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsine hükmedilmesinin gerekmesi karşısında yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kozan 2. Asliye Hukuk (İcra Ceza) Mahkemesinin 01/03/2016 tarihli ve 2016/8 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309/4-d. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatli hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, 22/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.