YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1179
KARAR NO : 2014/8569
KARAR TARİHİ : 06.05.2014
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/05/2012 tarih ve 2010/82-2012/261 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 06/05/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı temlik alan … vekili Av. …, davalılardan asil … ve davalı diğer asil …, davalılar vekili Av. … ve fer’i müdahil vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın …Şubesi ile dava dışı …Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti. arasında akdedilen 16.10.2006 tarihli Kredi Genel Sözleşmesine dayalı adı geçen şirkete beş adet proje kredisi verildiğini, anılan kredi hesabının sözleşmelerin bankaya verdiği yetkiye istinaden 25.02.2008 tarihi itibari ile kat edildiğini, …24. Noterliği’nin 04.04.2008 tarih, 8264 yevmiye numaralı ihtarnamesinin dava dışı şirket ve müşterek borçlu müteselsil kefillere tebliğe çıkartıldığını, davalıların iradesinin dava dışı …Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti’nin hisselerini devir almaları bu şirketteki ortaklıkları ve yönetim kurulu başkanlığı, üyesi, genel müdür yardımcısı sıfatları ve şirketin denetim ve yönetimini ellerinde bulundurmalarından dolayı, …Sağlık Hizmetleri Ltd. Şti’nin borçlarının ödenmesine yönelik olduğunu, dava dışı …Ltd. Şti. ile ilgili olarak …Ticaret Sicil Memurluğunun yazısı ve eki imza sirküleri ile birlikte 27.03.2008 tarih ve 7029 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’ne göre 29.03.2009 tarihli ortaklar kurulu toplantısında oy birliği ile alınan karara göre yönetim kurulu başkanlığına Abddurrahman Açıkgöz, Yönetim Kurulu Üyeliği ve Genel Müdür Yardımcılığı’na … ve …’in seçildiklerini, …41. Noterliği’nin 03.04.2008 tarih ve 14194 yevmiye numarası ile çıkartılan imza sirkülerinde şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilerin … yanında … ve … olarak belirlendiği, bu hususun gazetede ilan edildiğini, …Ltd. Şti’nin yönetiminin protokolde imzası bulunan davalılara geçtiğini, bu gelişmeler akabinde …Ltd. Şti’nin Yönetim Kurulu Başkanı …’ün müvekkili bankanın …Şubesine verdiği 09.04.2009 tarihli yazısında adı geçen şirketin proje kredisi borçlarını ve 300.000,00 TL’si peşin 48 ay 40.000,00 TL eşit taksitler ile ödeyeceğini ifade ettiğini, müvekkili bankanın da söz konusu ödeme taahhüdüne istinaden … ile birlikte dava dışı aynı zamanda …Ltd. Şti ile birlikte akdedilen sözleşmelerin kefili … ve …’ın imzalarının alınması sonrasında indirim ve kolaylıklarda sağlanmak sureti ile teklifin kabul edileceğinin bildirildiğini, bunun üzerine … ile …’in yanında diğer davalının da ödeme taahhüdüne ilişkin beyan sonrasında şirket borçlarının ödenmesine yönelik olarak beş adet protokolü imzalayarak yükümlülük altına girdiğini, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alındığında, 09.04.2009 tarihli dilekçe ile borç ödeme talebinde bulunan …’ün ve protokolleri imzalayan …’ın iradelerinin …Ltd. Şti’nin bankalarına olan borçlarının yeniden yapılandırılarak kendileri tarafından ödenmesine yönelik olduğu sonucuna ulaşılacağını, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile dava dışı şirketin müvekkili bankaya olan borçlarının ödenmesini yükümlendiklerini, davalıların beş adet protokolü imzalayarak ve bu protokol hükümlerini kabul ederek dava dışı …Ltd. Şti’nin müvekkili bankaya olan borcunun 48 ay vade ile ödenmesini kabul ve taahhüt ettiklerini, davalıların protokol gereğince müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile üstlenmiş oldukları borçları belirtilen şekilde ödememesi sonucunda 23.11.2009 tarihinde …18. İcra Müdürlüğü’nün 2009/19103 esas sayılı dosyasında dava dışı şirket ile sözleşmede imzası bulunan müşterek borçlu ve müteselsil kefiller hakkında ilamsız icra takibine başlandığını, bunun yanında …22. İcra Müdürlüğü’nün 2009/4396 sayılı dosyası ile ipotekli gayrimenkullerin paraya çevrilmesini teminen takip başlatıldığını, akdedilen protokollerin kredi sözleşmesinin eki ve ayrılmaz bir parçası olduğunu, davalılara üstlenmiş oldukları borçları ödemedikleri için borcun ödenmesi konusunda …24. Noterliği’nin 11.11.2009 gün ve 39163 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, dava dışı …Ltd. Şti’den müvekkili banka alacağının takiplerin açılış tarihi olan 23.11.2009 tarihi itibari ile 2.552.597,62 TL olduğunu ileri sürerek, tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak müvekkili bankaya olan borçlarından şimdilik 150.000,00 TL’si için borçlu olduklarının tespitine ve tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.04.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de yine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 700.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin genel kredi sözleşmesinde imzalarının bulunmadığını, davanın dava dışı …Ltd. Şti. ile davacı arasındaki 16.10.2006 tarih ve 4106 sayılı Kredi Genel Sözleşmesine dayandığını, davalı müvekkillerinin bu sözleşmeye göre kullandırılan kredinin asıl borçlusu ve müteselsil kefili olduğunun iddia edildiğini, oysa bu sözleşmede imzalarının olmadığını, asıl borçlu şirketin yanında onlarca gerçek kişinin müteselsil kefil olduğunu, sözleşmeye istinaden kullandırılan krediden müvekkillerinin sorumlu olmadıklarını, bu nedenle davanın sıfat yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davalıların imzaladıkları protokollerin davalıları borç ve kefalet altına sokmayacağını, protokol metninde kefalete yahut asıl borçluluğa dair beyan olmadığını, protokolün şeklinin de kefalete veya asıl borçluluğa ilişkin rutin protokollerden farklı olduğunu, protokollerin metinleri yanında şekillerinin de kefalet yahut asıl borçluluk doğurmaya müsait olmadığını, protokollerin dayandığı dilekçede kefalet yahut asıl borçluluktan bahsedilmediğini, davalı …’ün 09.04.2008 tarihli dilekçesinde 22.04.2008 tarihli protokollerin imzalanmasının yasal başvurusu olduğunu, müvekkilinin tek iradesinin kredinin ödenebilmesi için indirim ve kolaylık sağlamasına yönelik olduğunu, protokollerin borcu tecdit etmediğinin açıkça yazılı olduğunu, müvekkillerinin genel kredi sözleşmesinin borçlusu ve kefili olmadıklarını, yeni bir borç ilişkisi doğmadığını, protokollerin sadece ve sadece ödeme şartı içerdiğini, 22.04.2008 tarihli beş adet protokolün geçersiz hale geldiğini, protokol metinlerinde ayrıca ve açıkça belirtilen vade ve taksitlere uyulmadığından protokolün geriye yönelik ortadan kalkacağı kredi genel sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağının belirtildiğini, nitekim vade ve taksit planına uyulmadığını, protokollerin genel sözleşmesinin ayrılmaz eki olmasının mümkün olmadığını, protokollerde böyle bir ibarenin bulunduğunu, bu ibarede genel kredi sözleşmesinin tarih ve sayısının mevcut olmadığını, sonradan tahrif edilerek 16.10.2006 ve seri no 41406 ibarelerinin eklendiğini, sonradan yapılan bu tahrifatın geçersiz olup hukuki sonuç doğurmayacağını, kefaletten söz edilecekse bile geçersiz olduğunu, kefalet varsa bile kefaletin protokollerin yürürlükte olduğu süre ile sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre,sözleşme öncesi davalı …’ün 09.04.2008 tarihli dilekçesi ve davalıların dava dışı …Ltd.Şti’de Yönetim Kurulu Başkanı ve Yönetim Kurulu Üyesi olmaları dikkate alındığında; davacı banka ile davalılar arasında dava dışı …Ltd. Şti’nin 16.10.2006 tarihli Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklanan borçlarının davacıya karşı bağımsız ve asli bir taahhüt ile yükümlendiği, diğer bir anlatımla, dava dışı …Ltd. Şti’nin kredi borcunun ödenmemesinden doğacak fiilinin bağımsız bir sözleşme ile garanti edildiği, sözleşmenin hukuki mahiyeti itibariyle; BK’nın 110. maddesinde sözü edilen üçüncü şahsın fiilini taahhüt niteliğinde bir garanti sözleşmesi olduğu, beş adet protokolün BK’nın 110. maddesinde yazıldığı biçimde üçüncü kişinin fiilini taahhüt anlamında bir garanti sözleşmesi olduğunun kabulünün kaçınılmaz olduğu, … Bankası T.A.O. ve davalılar arasında yapılan beş adet protokole göre davalıların toplam taahhüdünün 1.920.000,00 TL olduğu, davalılardan … tarafından 300.000,00 TL ödenmekle davalıların taahhüdü 1.620.000,00 TL’ye düştüğü, dava dışı …Ltd. Şti’nin toplam borcunun 2.629.329,60 TL olduğu, davalıların taleple bağlı kalınarak 700.000,00 TL’den sorumluluğunun kabulü gerektiği, BK’nın 18/2. maddesine göre borçlunun temlik alacaklısına karşı bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mümeyyiz davalıların 04.07.2012 tarihli dilekçesine hasren yapılan temyiz incelemesine göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya (temlik alan) verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 37.422,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.