Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/90 E. 2014/12480 K. 30.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/90
KARAR NO : 2014/12480
KARAR TARİHİ : 30.06.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/04/2013 tarih ve 2011/305-2013/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı şirket vekili, müvekkili şirketin sözleşme ile kendilerine hac kimlik belgesi verilmiş 345 hac adayını sözleşme koşullarına uygun bir biçimde hacca götürme ve getirmeyi üstlendiğini, hac kimlik belgesi verilmemiş olan kişilerin sözleşme kapsamında bulunmadığını, davacı ile… Başkanlığı arasında söz konusu teminat mektuplarının davalı bakanlık lehine verilmesine dair sözleşme düzenlendiğini, sözleşme ilişkisinin usulüne uygun yerine getirilmesi nedeniyle sona ermiş olmasına karşın, teminat mektuplarının iade edilmediğini ve sözleşme kapsamında olmayan 39 kişinin hacca götürülmediği ve paralarının iade edilmediğini ileri sürerek banka teminat mektuplarının paraya çevrilmesine çalışıldığını ileri sürerek, davalı tarafın, taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartnameye göre hukuka aykırı talebi ile çıkarmış olduğu haksız sataşmanın önlenmesi ve sözleşme ilişkisinin sona ermesi nedeniyle davalıya verilmiş olan (32.250) USD’lik, ve (55.250) USD’lik iki banka teminat mektubunun hükümsüzlüğü ile iadelerinin sağlanmasına veya iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen davada ise davacılar vekili, 345 hacı adayının götürülüp getirilmesi hususunda sözleşme kapsamında davalı bakanlığa verilen 86.500 USD tutarındaki iki adet teminat mektubunun davalı yanca haksız olarak iade edilmemesi üzerine müvekkillerinin zarara uğradığını ileri sürerek teminat mektubu bedellerinin, THY acenteliğinin feshi nedeni ile kazanç yoksunluğunu, THY’nın teminat mektubu nakde çevirmesi nedeniyle ödenemeyen şirketin vergi ve Bağkur borcu toplamını maddi zarar olarak ve manevi tazminat talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının sorumluluğunun hacca giden adaylardan ibaret olmayıp, hacca götürme vaadiyle kendileri adına para toplayan ve hacca götürülmeyen vatandaşların da zararlarından sorumluluğu içerdiğini, bakanlık işleminde hiç bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada, asıl davada teminat mektuplarının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, birleşen davada, THY tarafından teminat mektuplarının 16/03/2004 tarihinde, dolayısı ile çok daha önce nakde çevrildiği, davacıya ait vergi borcunun tamamına yakınının tahakkuk ve ödeme vadelerinin 14/12/2004 tarihinden önce olduğu, teminat mektuplarının nakde çevrilmesi ile vergi ve prim borçlarının ödenememesi arasında illiyet bağı bulunmadığı, dolayısı ile davacıların talep edebilecekleri maddi tazminat miktarının, teminat mektupları ile sınırlı olduğu, manevi tazminat talepleri açısından ise BK 49. maddesinde (TBK 58) yazılı koşulların oluştuğu kanaatine varılamadığı gerekçesi ile, asıl davanın kabulü ile … Bankası Beşiktaş İstanbul şubesine ait 13.01.2004 tarihli 32.250,00 USD bedelli ve 13.01.2004 tarihli 55.250,00 USD bedelli teminat mektuplarının hükümsüzlüklerinin tespiti ile iptallerine, davalı idarenin haksız sataşmasının önlenmesine, Birleşen … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/372 esas sayılı dosyası ile görülen davada davacı … Turizm Ltd. Şti. açısından davanın kısmen kabulü ile 123.098,00 TL’nin 14.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesine, fazlaya dair maddi taleplerin ve davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden asıl ve birleşen davada davalı … harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 26,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl ve birleşen davada davacıdan alınmasına, 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.