Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/5607 E. 2014/11662 K. 17.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5607
KARAR NO : 2014/11662
KARAR TARİHİ : 17.06.2014

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 31/12/2013 tarih ve 2013/384-2013/816 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, 12.05.2010 tarihinde müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabından 39.923,33 TL’nin internet bankacılığı yoluyla başka bir hesaba havale edildiğini, işlemde yeterli güvenlik önlemini almayan davalının sorumlu olduğunu, sistemde bulunan güvenlik önlemlerinin müşterinin insiyatifine bırakılmaksızın banka tarafından uygulanması gerektiğini, her ne kadar müvekkilinin cep telefonuna bir şifre gönderilmekte ise de olay anında bu telefonun da bloke olduğunu ileri sürerek, davasını ıslah etmek suretiyle toplam 39.923,33 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işlemin davacının kendi egemenlik sahasında bulunan kişisel bilgilerini ve cep telefonunu koruyamamasından kaynaklandığını, müvekkilinin her türlü önlemi aldığını, bir kusurunun bulunmadığını, havale edilen paradan 2.423,33 TL’sinin iade edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından başka bir hesaba yapılan havalede davacının katkısı olmadığı, davacı dışında eylemler ile işlemin gerçekleştirildiği, mevcut zararın davalı bankanın internet bankacılığına ilişkin sistemini güvenilir kılmamasından kaynaklandığı, güven kuruluşu olan davalı bankanın tam kusurlu olduğu ve davacının zararını karşılaması gerektiği, havale edilen paranın 2.423,33 TL’sinin 31.05.2010 tarihinde davacının hesabına iade edilmesi nedeniyle ıslah edilen miktar gözetilerek davacının zararı olan 37.500,00 TL’nin 12.05.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1,920,60 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.