Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2017/3340 E. 2017/7420 K. 10.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3340
KARAR NO : 2017/7420
KARAR TARİHİ : 10.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
14.04.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Yasa’nın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün temyizi mümkün olmadığından, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklara verilen cezaların 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi uyarınca arttırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
III-Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müştekinin beyanı, sanıkların savunmaları, kolluk tutanağı ve dosya içeriğine göre, suça konu yerden 2 adet dizüstü bilgisayar, fotoğraf makinesi ve televizyon çalan sanıkların, devriye görevi yapan kolluk ekibi tarafından taksiye binecekleri sırada şüphe üzerine yakalandıktan sonra, sanıkların suça konu eşyaları aldıkları yeri söylemek suretiyle henüz yasal müracaatı bulunmayan müştekiye iadesini sağladıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 17/08/2016 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğü giren 671 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 32. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen geçici madde 6 ile getirilen düzenleme karşısında sanıkların hırsızlık suçundan ayrı ayrı TAHLİYELERİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal serbest bırakılmalarına, tahliyeleri için müzekkere yazılmasına, 10/07/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.