YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/13074
KARAR NO : 2017/4798
KARAR TARİHİ : 22.05.2017
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’in, anılan Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddeleri uyarınca 833,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2015/731 esas, 2016/144 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 05/08/2016 gün ve 5363 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.09.2016 gün ve KYB. 2016 / 333918 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/1 ve 2. fıkrasında, “Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir. En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” hükümlerinin yer aldığı, buna göre adlî para cezasının anılan hükümler nazara alınmak suretiyle öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 61/8 maddesi, “…Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır. Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur…” hükmüyle, verilecek adli para cezasının, önce gün üzerinden belirlenmesi ve neticeten sanığın ekonomik sosyal durumuna göre bir gün karşılığı gelirine göre ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunmasını düzenleme altına almıştır.
Mahkemece sanık hakkında, sabit görülen eylemi nedeniyle, temel cezanın 5809 sayılı Kanun’un 63/10 maddesi gereği 1.000 TL adli para cezası şeklinde belirlendiği, bu ceza miktarı üzerinden TCK’nın 62 gereği 1/6 indirim yapılmak suretiyle neticeten 833 TL adli para cezasına hükmedildiği, 10.03.2016 tarihinde verilen hükmün miktar itibariyle kesin hüküm niteliğinde olduğu, cezanın infazı aşamasında İnfaz Cumhuriyet Savcılığı tarafından sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğinin anlaşılması üzerine kanun yararına bozma yoluna gidildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, Bakırköy 36. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2016 tarihli ve 2015/731 esas, 2016/144 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, önce hükümdeki adli para
cezasına dair uygulamaların çıkarılmasına, sanık …’in, eylemine uyan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 63/10 maddesi gereği, 50 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında verilen cezanın şartları oluşan TCK’nın 62. maddesi gereği 1/6 oranında indirilmesi suretiyle neticeten 41 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, sanık hakkında belirlenen gün adli para cezasının TCK’nın 52/2. maddesi uyarınca, bir gün karşılığı olarak takdiren 20 TL ile çarpılması sonucu 820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 22/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.