Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/823 E. 2017/4800 K. 22.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/823
KARAR NO : 2017/4800
KARAR TARİHİ : 22.05.2017

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na aykırılık suçundan sanık …’in, anılan Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine dair (kapatılan) Gaziantep 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/02/2011 tarihli ve 2010/1263 esas, 2011/129 sayılı kararını müteakip, adı geçen sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle önceki hükmün açıklanarak, 5809 sayılı Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Kanun’un 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2015 tarihli ve 2015/365 esas, 2015/556 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 10/02/2016 gün ve 15317 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/02/2016 gün ve KYB. 2016 / 73182 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de, esasen sanığın denetim süresi içinde işlediği iddia edilen ve hükmün açıklanmasına dayanak yapılan Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2015 tarihli ve 2014/55 esas, 2015/53 sayılı kararında suç tarihinin 2008 yılı olduğu, buna göre bu suçun 08/02/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce işlenmiş olduğu ve hükmün açıklanmasına dayanak yapılamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231/8. maddesinde “…Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur….”, 231/10. maddesinde; “…Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir…”, aynı kanunun 231/11. maddesinde ise “…Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir…” şeklindeki düzenlemelerle, sanık hakkında bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, belirlenecek denetim süresi içinde suç işleyip işlememesine göre mahkemece izlenecek usul ve yöntem belirtilmiştir.
5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesine göre, hakkında hükmün açıklanması geri bırakılması kararı verilen bir kişi, denetim süresi içinde kasten bir suç işlerse, verilen hüküm mahkemece açıklanır, yani hukuk düzeninde hüküm ve sonuç doğurur, kesinleşme ve infaz aşamasına geçilir.
Kanun yararına bozmaya konu dava dosyası incelendiğinde; sanık hakkında 08.02.2011 tarihinde 5809 sayılı Kanun 63/10 maddesi gereği neticeten 2000 TL adli para cezasına hükmedildiği, sanığın sabıkasız olması ve şartları oluştuğundan 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği hükmün açıklanmasına karar verildiği, aynı zamanda kararın kesinleşmesini müteakip 5 yıllık denetim süresinin başlayacağına dair kararın sanığın yüzüne karşı okunduğu, 7 gün içinde temyiz veya itiraz yoluna gidilmediğinden verilen kararın 16.02.2011 tarihinde kesinleşmesi gerekirken mahkemece 11.03.2011 günü kesinleştirildiği, dolayısıyla 5 yıllık denetim süresinin başladığı, bu arada Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/55 E. sayılı dosyasından 27.02.2015 tarihli yazısıyla, kararı veren mahkemeye aynı sanığın denetim süresinde suç işlediğine dair ihbarın gönderildiği, buna istinaden Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesince, ihbara konu edilen başka mahkeme kararı üzerinde yazılı suç tarihi ve kesinleşme tarihleri bakımından yeterli inceleme yapılmaksızın, sanık hakkında 08.02.2011 tarihinde açıklanması geri bırakılan hükmün 14.05.2015 günü açıklanmasına karar verildiği, verilen hükmün 2.000 TL adli para cezası olması nedeniyle miktar itibariyle kesin olduğu, dolayısıyla Yargıtay incelemesinden de geçmediği, ancak hükmün açıklanmasına neden olan Gaziantep 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/55 E. sayılı dosyasındaki suç tarihinin 2008 yılı olduğu, yani bu suçun denetim süresinde işlenmiş bir suç olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, Gaziantep 21. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/05/2015 tarihli ve 2015/365 esas, 2015/556 sayılı açıklanması geri bırakılan hükmün, açıklanması kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca tüm hüküm ve sonuçlarıyla birlikte ortadan KALDIRILMASINA, 22/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.