Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2016/3304 E. 2017/4802 K. 22.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/3304
KARAR NO : 2017/4802
KARAR TARİHİ : 22.05.2017

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’in, anılan Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 820,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2013/126 esas, 2015/363 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı’nın 26/02/2016 gün ve 14703 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/03/2016 gün ve KYB. 2016 / 90041 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, yargılama aşamasında İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesince 27/04/2015 tarihinde yapılan ön ödeme tebliğini müteakip, sanık tarafından yasal süre zarfında 30/04/2015 tarihinde 1.032,00 Türk lirasının ödendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla,
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında kurulan hükme esas 5809 sayılı Kanunun 56/4. maddesi yollamasıyla ceza içeren 63/10 maddesi ikinci cümlesi, “…ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar elli günden yüz güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır…” hükmünü amirdir.
5237 sayılı TCK’nın ön ödeme başlıklı 75.maddesi, “… (1) Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili;
a) Adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını,
b) Hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı,
c) Hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezası için bu fıkranın (b) bendine göre belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını,
Soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet Savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz. (Ek cümle: 24/11/2016-6763/12 md.) Taksirli suçlar hariç olmak üzere, önödemeye bağlı olarak kovuşturmaya yer olmadığına veya kamu davasının düşmesine karar verildiği tarihten itibaren beş yıl içinde önödemeye tabi bir suçu işleyen faile bu fıkra uyarınca teklif edilecek önödeme miktarı yarı oranında artırılır.
(2) Özel kanun hükümleri gereğince işin doğrudan mahkemeye intikal etmesi halinde de fail, hakim tarafından yapılacak bildirim üzerine birinci fıkra hükümlerine göre saptanacak miktardaki parayı yargılama giderleriyle birlikte ödediğinde kamu davası düşer…” şeklindeki düzenlemeyle, kovuşturma aşamasında sanığa yapılacak ön ödeme ihtarına uyulması halinde kamu davasının düşeceği açıkça belirtilmiştir.
Kanun yararına bozmaya konu edilen dosya özelinde, mahkemece cezanın alt sınırından hesaplanan 50 gün x 20 TL sonucu bulunan 1000TL’nin yargılama giderleriyle birlikte 1032 TL olarak ön ödeme ihtarı hazırlandığı, ihtarın sanığa bizzat 27.04.2015 günü tebliğ edildiği, sanığın mahkemeler veznesine 10 gün içinde olmak üzere, 30.04.2015 günü ödediği, bu nedenle hakkında açılan kamu davasının TCK’nın 75. maddesi gereği düşmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece sanık hakkında 820 TL adli para cezasına hükmedildiği, bu hususun karar verildikten sonra anlaşılmasıyla, gerekçeli kararın sanığa tebliğini müteakip, sanık vekilinin dilekçesiyle mahkemece Kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için Cumhuriyet Başsavcılığına başvurulduğu ve miktar itibariyle kesin olan kararın bozulmasının talep edildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebi yerinde görüldüğünden, İstanbul 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2013/126 esas, 2015/363 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, önceki hükümdeki adli para cezasına dair uygulamaların çıkarılmasına, sanık … hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı TCK’nın 75/2. maddesi gereği düşürülmesine, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 22/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.