Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2016/19795 E. 2017/7472 K. 10.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19795
KARAR NO : 2017/7472
KARAR TARİHİ : 10.07.2017

Suç eşyasının kabul edilmesi suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 165/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar anılan Kanun’un 53/1-a-b-d-e maddesindeki haklardan, koşullu salıverilinceye kadar ise aynı Kanun’un 53/1-c maddesindeki haklardan yoksun bırakılmalarına dair Karadeniz Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/01/2011 tarihli ve 2007/184 esas, 2011/3 sayılı karar aleyhine … Bakanlığınca verilen 16/11/2016 gün ve 94660652-105-67-13794-2015 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/12/2016 gün ve 2016/393605 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- Dosya kapsamına göre sanık …’ın hazırlık aşamasında, Cumhuriyet Savcılığı nezdinde ve sorgu zaptındaki beyanları itibari ile 2007 yılında Karadeniz Ereğlisinde hırsızlık suçundan elde ettiği pek çok çalıntı oto teybini sanık …’a sattığının, sanık … tarafından da bu oto teyplerinin sanık …’a satıldığının anlaşılması karşısında, sanık Hasan Bektaş hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan Karadeniz Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/267 esas sayılı dosyasından tefrik edilen ve 2016/150 esas sayılı dosyanın da birleştirildiği derdest 2015/81 esas sayılı dosya ile eldeki dosyanın birleştirilerek, 5237 sayılı Kanun’un 43/1. maddesinin uygulanma olanağı bulunup bulunmadığının tartışılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde,
2- 5237 sayılı Kanun’un 165/1. maddesinde hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngörüldüğü halde sanık hakkında yalnızca hapis cezasına hükmedilmesinde,
3- 5237 sayılı Kanunu’nun 53/2. maddesinde yer alan “Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.” ve 3. fıkrasındaki “Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemeler karşısında, anılan maddenin 1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı, kendi alt soyu dışındaki kişiler bakımından vesayet ve kayyımlıkla ilgili hak yoksunluğu ile anılan maddenin 1. fıkrası a, b, d ve e bentlerinde yazılı hak yoksunluklarının ise cezanın infazının tamamlanmasına kadar devam edeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
I- (2) no’lu kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 165. maddesinde hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde, hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına hükmedilmemesi nedeniyle (KDZ.EREĞLİ 2.) Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 21/01/2011 gün ve 2007/184 E. – 2011/3 K. sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere BOZULMASINA,
II- (3) nolu kanun yararına bozma istemleri yönünden yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarihinde, hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 – 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilen bölümler nazara alınarak hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Ancak;
Sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini koşullu salıverilme tarihine kadar kullanamayacağının gözetilmemesi nedeniyle Karadeniz Ereğli Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 21.01.2011 gün ve 184-3 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının d bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini koşullu salıverilme tarihine kadar kullanmaktan yoksun bırakılmasına,
III- (2) nolu kanun yararına bozma istemi yönünden yapılan incelemede;
11.02.2007 tarihinde geceleyin sayılan bir zamanda müşteki Murat Yılmaz’ın park halinde bulunan aracının camı kırılmak suretiyle araç içerisine girilerek MP3 CD çalar teybin ve teybe ait kumandanın sert bir cisimle sökülerek … tarafından çalınması sonrası … aracılığıyla sanık …’a satıldığının anlaşıldığı, sanık hakkında Kdz.Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/184 E-2011/3 K. sayılı karar ile 10 ay hapis cezası verildiği ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği; müştekileri …ve …’a ait araçlardan çalınan eşyaların da … tarafından çalınıp, sanık … tarafından da bu oto teyplerinin sanık …’a satıldığının anlaşılması karşısında, sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan Kdz. Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/267 esas sayılı dosyasından tefrik edilen ve 2016/150 esas sayılı dosyanın da birleştirildiği 2015/81 esas sayılı dosyanın ise halen derdest olduğunun anlaşıldığı; kanun yararına bozma talebine konu Kdz.Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/184 E-2011/3 K. sayılı dosyada sanık hakkında verilen cezanın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi ve halen derdest olan Kdz. Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/81 esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonucunda TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının varlığının tespiti halinde Kdz.Ereğli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2007/184 E 2011/3 K. sayılı dosyasından verilen 10 ay hapis cezasının mahsup edilme imkanının bulunması sebebiyle (KDZ.EREĞLİ 2.) Asliye Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 21/01/2011 gün ve 2007/184 E. – 2011/3 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.