YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15182
KARAR NO : 2017/13257
KARAR TARİHİ : 05.06.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı yıllık izin, bayram genel tatil, fazla mesai ücreti alacağı talebiyle başlattığı … 2. İcra Müdürlüğünün 2014/244 esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %20 icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile 1.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde; tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davacının ödeme emrinde 4.750,00 TL kıdem tazminatı alacağı ile 531,95 TL işlemiş faizi ve 2.050,00 TL yıllık izin alacağı ile 223,49 TL işlemiş faiz talep etmekle talep ettiği asıl alacakların bilirkişi raporu doğrultusunda kabul edildiği; faiz isteminin reddedildiği halde; karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi nazara alınmadan 1.500,00 TL maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi isabetli olmamıştır.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
3-Taraflar arasında işçilik alacaklarıyla ilgili olarak yapılmış olan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında davacı lehine icra inkâr tazminatına karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında da uyuşmazlık bulunmaktadır.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Yasada gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmedilir. İcra inkâr tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Özellikle, işçinin kıdemi, ücreti gibi hesap unsurları, işverence bilinen ya da belirlenebilecek hususlardır. 4857 sayılı Kanun’un 8. ve 28. maddelerinin, işverene bu gibi konularda belge düzenleme yükümü yüklediği de gözden uzak tutulmamalıdır. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkâr tazminatına hükmedilemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 04.03.2009 gün 2009/ 9-57 esas, 2009/ 110 karar).
Borçlu belirli bir alacak için yapılan icra takibinde borcun bir kısmına itiraz etmek istediğinde, itiraz ettiği kısmı açıkça göstermek zorundadır. Borçlu buna uymaz ve borcun tamamına itiraz ederse, itirazın iptali davası sonucunda borçlu olduğu miktar bakımından icra inkâr tazminatı ödemekle yükümlüdür.
Alacağın likit olması şartıyla, itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkâr tazminatına hükmedilmelidir.
Somut olayda; 1.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir. Ancak kanuni düzenlemeye aykırı olarak tazminatın oran şeklinde belirtilmesi gerekirken miktar olarak bildirilmesi uygun değildir. Hal böyle olunca, İcra İflas Kanunu 67. maddesinde değişiklik yapan 6352 sayılı Kanun’un değişikliğe ilişkin maddesi Resmi Gazetede yayımlandığı 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği ve İcra İflas Kanunu’nun 67/2.maddesindeki düzenleme emredici olup kamu düzenini ilgilendirdiğinden yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal etkisini göstereceğinden tamamlanmamış tüm hukuki durumlara uygulanması gerekeceği dikkate alındığında, davacı yararına %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, miktarın yazılması bozma nedenidir.
Sonuç: Hükmün üçüncü fıkrasında yer alan “1360 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin silinerek, yerine; “alacak miktarının %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, ayrıca hüküm fıkrasına “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu 1.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.