YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/5380
KARAR NO : 2017/4894
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi
SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Beraat, Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- İİK’nın 333/a maddesinden kurulan beraat hükmüne yönelik incelemede;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- İİK’nın 345/a maddesinden kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik incelemede;
İİK 345/a maddesinin genel kastla işlenebilecek bir suç olması, sanığın şirketin önceki ortak ve yetkilileri hakkında dolandırıcılık nedeniyle şikayette bulunduğu şeklindeki birleşen dosyadaki savunması, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19.11.2014 tarihli yazısı ile sanığın müşteki, şirketin önceki ortaklarından …’ın şüpheli sıfatı ile taraf bulunduğu 2014/26250 numaralı soruşturma dosyasının derdest bulunduğu yönündeki yazısı ve temyiz incelemesinde UYAP kapsamında yapılan araştırmada; Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/2 Esas numaralı, sanık …’ın müşteki, şirketin önceki ortaklarından …’ın mağdur ve … ise sanık sıfatıyla tarafları oldukları dosyanın derdest olduğunun anlaşılması karşısında, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma dosyası ve karardan sonra açılan Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2015/2 Esas numaralı dosyası getirtilip incelenerek sanığın üzerine atılı “Sermaye şirketlerinin iflasını istememek” suçuna yönelik kastının bulunup bulunmadığı tartışılmadan suç kastıyla davrandığının kabulü halinde, İİK’nın 345/a maddesindeki suçun oluşabilmesi için, aynı Kanun’un 179. ve 6102. sayılı TTK’nın 376. maddesinde öngörülen koşullarda şikayet tarihi itibariyle şirketin aktif ve pasif durumunun belirlenerek sonucuna göre şirketin iflasının istenmesi şartlarının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiği cihetle; öncelikle borçlu şirketin muhasebecisi
sorulup buradan, bunun mümkün olmaması halinde sanığa gerektiğinde zabıta marifetiyle ulaşılarak ticari defterler, bilançolar ve banka hesapları üzerinde karşılaştırmalı bilirkişi
incelemesi yaptırılıp, şikayet tarihi itibariyle şirketin iflasının istenmesinin gerekip gerekmediği saptanıp, sonucuna göre hukuki durumunun takdiri gerekirken, borçlu şirketin ticari defterlerinin temin edilemediğinden bahisle eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253. maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin aynı Kanun’un 345/a maddesinde düzenlenen suç yönünden uzlaşma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, suçun işlenmesinden sonra fail ile mağdur arasındaki çekişmeyi bir uzlaştırmacının girişimiyle kısa zamanda tarafların özgür iradeleriyle ve adli merciler daha fazla meşgul edilmeden sonuçlandırmayı amaçlayan uzlaşmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu bir maddi ceza ve ceza muhakemesi hukuku kurumu olması ve İcra ve İflas Kanunu’nun 354. maddesinin yerine geçip anılan maddenin uygulanmasını ortadan kaldırmaması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik CMK’nın 253, 254. maddelerinin uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş ve şikayetçi vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.