YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/33007
KARAR NO : 2017/4859
KARAR TARİHİ : 24.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizin de benimsediği 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 karar sayılı kararında açıklandığı üzere, bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu ve suça konu eserlerle ilgili olarak şikayet bulunmasının da durumu değiştirmeyeceği cihetle; UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylemler nedeniyle, sanık hakkında,
– Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/10/2012 tarih ve 2012/51 Esas, 2012/952 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 04/02/2016 tarih ve 2016/1247 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen,
– Adana 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/01/2013 tarih ve 2012/50 Esas, 2013/6 sayılı kararı ile verilip Dairemizin 24/11/2015 tarih ve 2015/7697 karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyalar incelenip gerekmesi halinde birleştirilerek, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediklerinin ve haklarında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hapis cezası ile birlikte hükmedilen neticeten 4 gün adli para cezasının TCK’nın 52/1. maddesi uyarınca aynı maddenin 2. fıkrasında belirtilen şekilde günlüğü en az yirmi en çok yüz TL olmak üzere takdir edilecek miktar ile çarpılması sonucu hesap edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince
uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 24/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.