Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/23536 E. 2017/5254 K. 03.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23536
KARAR NO : 2017/5254
KARAR TARİHİ : 03.05.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlığa teşebbüs, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 24.02.2009 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu 5 yıllık deneme süresi içerisinde 09.09.2009 tarihinde işlediği İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.12.2010 tarih, 2010/319 Esas ve 2010/824 Karar sayılı ilamıyla bildirimde bulunulmuş ve mahkemece bu bildirime istinaden tensip zaptı düzenlenmiş,ancak hüküm açıklanırken İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/309 Esas ve 2010/924 Karar sayılı ilamı esas alınmış ise de İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01.12.2010 tarih, 2010/319 Esas ve 2010/824 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetinin, TCK’nın 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı ancak; UYAP üzerinden alınan adli sicil kaydı üzerinden yapılan incelemede; denetim süresi içerisinde 04.05.2010 tarihinde işlediği İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/309 Esas ve 2010/924 Karar sayılı ilamına konu TCK’nın 142/1-b maddeleri uyarınca hapis cezası ile mahkumiyetine ilişkin kasıtlı suçunun da bulunduğunun tespiti üzerine:
I-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık … müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
1-“Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma” suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerektiği, somut olayda ise; sanığın yakalandığında kolluk görevlilerine kendisini … olarak tanıtması ve sanığın kimliğinin temyiz dışı sanık …’ın üst aramasında çıkması üzerine sanığın gerçek kimliğinin anlaşılması üzerine tutanak düzenlenmesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, kimliği kullanılan kişi hakkında bir soruşturma ve kovuşturma yapılmamış olması hususları gözönüne alındığında, iftiranın özel bir şekli olan başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunun oluşmayacağı,eylemin TCK’nın 206. maddesinde tanımlanan “Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” suçuna teşebbüs veya 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 40. maddesinde düzenlenen “Kimliği bildirmeme” kabahatini oluşturup oluşturmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule ve uygulamaya göre de
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.12.2014 tarih, 2013/9-618 Esas ve 2014/532 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; gerekçeli karar başlığında suçun adının ”başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” yerine ”iftira” olarak gösterilmesi,
3-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.