YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23219
KARAR NO : 2017/5253
KARAR TARİHİ : 03.05.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; atılı suçların suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Müştekinin, olay günü saat 18.15 sıralarında evinin kapılarını kilitleyerek ayrıldığını, aynı gün saat 21.45’te eve geldiğinde hırsızlık yapıldığını anladığı yolundaki beyanı ile UYAP sorgulamasında suç tarihinde güneşin yaz saati uygulaması nedeniyle 18.07’de battığının ve suça sürüklenen çocuğun suç saati ile ilgili beyanda bulunmadığının anlaşılması karşısında, hırsızlık eyleminin gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, hırsızlık suçu bakımından, 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesince artırım yapılması; konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından ise aynı Yasanın 116/1.maddesi yerine 116/1-4 maddelerinin uygulanması yoluyla fazla ceza tayin edilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, suça sürüklenen çocuk hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCK’nın 50. maddesi uyarınca seçenek yaptırıma çevrilmiş olması, hırsızlık suçu bakımından ise sonuç cezanın 1 yıl hapis cezasının üzerinde kalacak olması nedeniyle TCK’nın 50. maddesi koşullarının bulunmadığı değerlendirilerek, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 1-hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı yasanın 142/1-b, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlenmesine; 2-hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 116/4. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün
çıkartılarak, aynı Yasa’nın 116/1, 31/3, 62. maddeleri ile 50 ve 52. maddeleri gereğince sonuç cezanın 2.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.