YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11142
KARAR NO : 2017/10519
KARAR TARİHİ : 14.06.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 20/06/2006 – 15/08/2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde temizlik işçisi ve kapı görevlisi olarak aylık en son net 900,00 TL net ücretle çalıştığını, davacının 15/08/2013 tarihinde tutuklandığını, 10/02/2014 tarihinde tahliye olduğunu, tutuklanma nedeninin iş yeri ile ilgili olmadığını belirterek, kıdem ve ihbar tazminatının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 20/06/2008 – 15/08/2013 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, en son brüt 706,34 TL ücret aldığını, öz torununa tacizde bulunduğunu bunu gizleyerek davalı iş yerinde çalışmaya başladığını, 15/08/2013 tarihinde tutuklanırken olay çıktığını ve iş akdine davacının davalıyı aldatması neden ile haklı nedenle son verildiğini, davacı hakkında açılmış olan küçüğün basit cinsel istismarı suçu nedeni ile tutuklanmasından dolayı haklı nedenle davacının iş akdinin feshedildiğini, söz konusu suçun çok ağır bir suç olduğu ve kulüp üyeleri arasında çok büyük bir tepkiye sebebiyet verdiğini, bundan dolayı feshin haklı nedenle gerçekleşmesi nedeni ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davalı işverenlikte 20/06/2008 – 15/08/2013 tarihleri arasında havuz temizliği, genel temizlik ve bekçilik işlerinde çalıştığı, iş akdinin davalı işverenlikçe haklı bir neden olmaksızın feshedildiği iddiası karşısında davalı işverenliğin davacı hakkında açılmış olan küçüğün basit cinsel istismarı suçu nedeni ile tutuklanmasından dolayı haklı nedenle davacının iş akdinin feshedildiği, söz konusu suçun çok ağır bir suç olduğu ve kulüp üyeleri arasında çok büyük bir tepkiye sebebiyet verdiği bundan dolayı feshin haklı nedenle gerçekleşmesi nedeni ile davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağı savunmasını sunduğu, davalı tarafın iddiaları ile ilgili olarak … Anadolu 5. ACM’nin 2013/260 sayılı dosyasında yargılamanın yapıldığı, mahkemece davacının 15 yaşından küçük torununu cinsel istismar suçundan TCK’nun 103/1a, 103/4.- 103/6. Maddeleri gereğince neticeten 13 yıl, 9 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu süre zarfında 15/08/2013 – 10/02/2014 tarihleri arasında tutuklu kaldığı anlaşılmış olup davacının ceza davasına konu eylemi kendi ikametgah konutunda gerçekleştirdiği, iş yerinde yapılmış bir eylem olmadığı gibi ceza davasının işyeriyle ilgisinin bulunmadığı, davacının böyle bir somut olayda işten çıkarılmasının 4857 sayılı yasanın 25/IV. kapsamında davalı işverenliğe tanınan bir hak olduğu ancak bu durumda davalı işverenlik kıdem tazminatı ödemek yükümlülüğünde bulunduğu gerekçesi ile ihbar tazminatının reddine, kıdem tazminatına yönelik istemin ise kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalı vekilinin temyizine gelince;
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil; kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülükleri ile yan yükümlerin de dikkate alınması gerekir.
Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir. Sadakat borcu birçok yan edimler içeren, isçiyi sadece işyerinde değil, işyeri dışında da takip eden bir borçtur. İşçi bu borç gereğince, işverenin menfaatlerini kollamak, işverenin zararına olan, itibarını zedeleyecek davranışlardan kaçınmak, işverenin menfaatlerine zarar verecek bir durum ya da davranış gördüğünde bunu engellemek veya ilgililere iletmek, onun iş sırlarını, üretim bilgilerini saklamak, işvereni ile rekabet teşkil edecek faaliyetlerde bulunmamak zorundadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25 maddesinin II. Fıkrasının (b) bendinde “İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarf etmesi veya davranışlarda bulunması yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması” ve keza (e) bendinde “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanması” işverene iş sözleşmesini haklı nedenle fesih hakkı vermektedir. Diğer taraftan 6098 sayılı TBK.’nun 435/2 maddesi uyarınca “Sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayılır”.
Dosya içeriğine göre davacının kapı görevlisi ve temizlik işinde çalıştığı işyeri bir kulüp derneği işyeri olup, burada üyeler çocukları ile gelmekte ve faydalanmaktadır. Davacı tutuklandığı suçta, kendi öz torununa cinsel istismar suçunu işlemiş ve yargılanıp mahkum olmuştur. Bu suç işyeri dışında da işlense davacının bu davranışı kulüpte üye çocuklarının bulunması nedeni ile öncelikle çocuklar açısından tehdit içeren bir davranış olduğu gibi İşverenin itibarını zedeleyen ve dürüstlük kurallarına göre iş ilişkisini sürdürmesi beklenmeyen bir davranıştır. Bu davranışı nedeni ile iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayanmaktadır. Kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.