YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8150
KARAR NO : 2017/13523
KARAR TARİHİ : 06.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı temsilcisi tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait … adlı işyerinde 2012 yılından iş aktinin haksız olarak feshedildiği 31.03.2014 tarihine kadar temizlik işçisi olarak çalıştığını, müvekkilinin ağır şartlar altında çalıştırıldığını, fazla mesai yaptırıldığı, hafta sonları çalıştırıldığı, resmi ve dini bayramlarda çalıştırıldığı halde ücretlerinin ödenmediğini, hakkını aradığında ise personel yetkilisi tarafında işten çıkarıldığını, bunun akabinde müvekkiline işe gelmediğinden bahisle ihtar çekildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili, fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir.
Davalı temsilcisi, davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle iş aktinin sonlandırıldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliler ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda davacı vekili, davacının haftanın yedi günü 06.30-18.30 arası çalıştığını belirterek hesaplanacak fazla mesai ücretinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına itibarla haftanın altı günü 07.00-19.00 saatleri arası günlük 12 saat çalışmadan 1,5 saat ara dinlenme ile günde 10,5 saat çalıştığı , buna göre davacının haftada onsekiz saat fazla mesai yaptığı kabulüyle talep konusu alacak hesaplanmıştır. Ancak davacı tanığı …’ın beyanında normalde 07.00-17.00 arası çalıştıklarını, ancak çoğu günler 18.30-19.00’de işten çıktıklarını, haftada 3-4 defa bu şekilde olduğunu beyan ettiği görülmektedir. Buna göre, davacı tanığının bu beyanı esas alınarak davacının haftanın üç günü 07.00-17.00 saatleri arasında, üç günü de 07.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek fazla mesai alacaklarının yeniden hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.