YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5410
KARAR NO : 2017/10497
KARAR TARİHİ : 14.06.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait … Beyaz Eşya ve Elektronik Yetkili Servisi işyerinde 08/07/2002-16/07/2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, davacının SGK girişinin 25/04/2009 tarihinde bildirildiğini, günlük 08:00-21:00/22:00 saatleri arasında Cumartesi günleri dahil çalışan davacıya fazla çalışma ücretinin ödenmediğini, dini bayramların ilk günü haricinde tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmasına rağmen ücretinin ödenmediğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, akdin feshinde ücretinin de ödenmediğini, iş akdinin ihbarsız ve haksız olarak feshedildiğini iddia ederek, davacının davalıya ait işyerinde 08/07/2002-16/07/2009 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespitine, kıdem tazminatı, ihbar tazmınatı, yıllık izin ücreti, bayram ve genel tatil ücreti, fazla çalışma ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 2002-2009 yılları arasındaki kesintisiz çalışma iddiasının doğru olmadığını, davacının 2007-2008 döneminde askerlik görevini yaptığının terhis belgesi ile sabit olmasına rağmen bu tarihte çalıştığını beyan etmesinin çelişkili olduğunu, davacının ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kıdem tazmninatı ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne, ispatlayamadığı gerekçesiyle fazla mesai ve genel tatil ücreti taleplerinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanıklarının çalışma durumu ve diğer kayıtların çelişmesi nedeniyle beyanlarına itibar edilmediği belirtilerek fazla çalışma hesabı yapılmamış, ek bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre fazla mesai ücreti alacağı hesaplanarak Mahkemenin takdirine bırakılmış, Mahkemece davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle fazla mesai ücret alacağı talebi reddedilmiştir.
Davacı tanık beyanlarına itibar edilmese bile, davalı tanıklarının da davacının çalışma düzenine ilişkin beyanda bulundukları ve bu tanıkların beyanlarının dikkate alınmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalı tanıklarının beyanlarının bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 47 nci maddesinde, Kanunun kapsamındaki işyerleri bakımından, ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışma karşılığı olmaksızın o günün ücretinin ödeneceği, tatil yapılmayarak çalışıldığında ise, ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücretin ödenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. 2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde ise, resmi ve dini bayram günleriyle yılbaşı gününün genel tatil günleri olduğu açıklanmıştır.
Buna göre; genel tatil günleri, 1 Ocak, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos günleri ile Arife günü saat 13.00’da başlanan üçbuçuk günlük Ramazan Bayramı ve Arife günü saat 13.00’de başlayan dörtbuçuk günlük Kurban Bayramı günlerinden oluşur. Ulusal bayram günü 28 Ekim saat 13.00 ten itibaren başlayan 29 Ekim günü de devam eden birbuçuk gündür. 2429 sayılı Yasanın, 5892 sayılı Yasayla değişik 2 nci maddesi uyarınca da, 1 Mayıs genel tatil günüdür. İşçinin ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmayacağı toplu iş sözleşmesi veya iş sözleşmesiyle kararlaştırabilir
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas alınan bilirkişi raporuna dayanılarak ve davacı tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davacının ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı talebinin reddine karar verilmiş ise de, davalı tanıkları “genel tatillerde çalışıyoruz, dini bayramlarda çalışmıyoruz.” şeklinde beyanda bulundukları göz önüne alındığında, davacının dini bayramlar dışındaki genel tatil alacağının hüküm altına alınması gerekirken, eksik inceleme ile bu talebin reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/06/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.