Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2009/13581 E. 2010/19977 K. 25.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13581
KARAR NO : 2010/19977
KARAR TARİHİ : 25.11.2010

MAHKEMESİ :Kırıkkale 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ :8.4.2009
NUMARASI :Esas no:2007/47 Karar no:2009/196

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm tazminatlar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı kadın 16.1.2007 tarihinde Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesi gereğince boşanma, maddi ve manevi tazminat ile ziynet alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı koca tarafından Almanya Amtsgeric Schwaebisch Gmünd Aile Mahkemesine açılan ve 26.7.2001 tarihinde kesinleşen, boşanma kararının tanınması istemi ile 14.2.2007 tarihinde açılan dava sonucunda verilen tenfiz kararının, 20.10.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tenfiz kararının kesinleşmesi üzerine mahkemece; boşanmanın konusu kalmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ziynet alacağı isteğinin dosyadan tefrikine, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerine dayanak olayların tarafların boşanmalarından sonraki dönemde meydana gelmiş olaylar olması, tenfiz edilen ilam nedeni ile Türk Medeni Kanununun 174. maddesi uyarınca bu olayların boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminat taleplerinin konusunu oluşturmayacağı gerekçesi ile reddine karar verilmiş, bu hüküm tazminat taleplerinin reddi yönünden davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bu davanın devamı sırasında, tarafların boşanmalarına ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmesi ve tanıma kararının kesinleşmiş olması, davalının Türk Medeni Kanununun 174/1. ve 2. maddelerine dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin incelenmesine engel değildir. Yabancı mahkemece verilen boşanma kararının tanınmış olması, sadece boşanma talebini konusuz kılar. Mahkeme; boşanma hususunda karar verilmediğinden bahisle, davalının maddi ve manevi tazminat talebinin esasını incelemekten kaçınamaz. O halde, gösterilen deliller değerlendirilerek davalının, Türk Medeni Kanununun, 174/1. ve 2. maddesi kapsamındaki maddi ve manevi tazminat isteklerinin esası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.25.11.2010 (Prş)
KARŞI OY YAZISI
Olayları açıklamak taraflara hukuki nitelendirme hakime aittir (HUMK.md.76). Tarafların boşanmalarına ilişkin yabancı ilamı tanınmış, tanıma kararı kesinleşmiştir. Bu durumda yabancı ilamın kesin hüküm etkisi, yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (5718 s.K.m.59) . Başka bir ifade ile yabancı ilamın tanınmasıyla, taraflar yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan geçerli olmak üzere “boşanmış” durumdadırlar. (2.H.D.’nin 18.9.2008 tarihli ve 2008/11211-12163 sayılı kararı) Davacı, bu tarihten sonra da davalı ile fiilen beraber yaşadıklarını belirterek, fiilen beraber yaşadıkları dönemdeki (2004, 2005 ve 2006 yıllarındaki) hadiselere dayanarak tazminat talep ettiğine göre, bu istekleri Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddelerine değil, Borçlar Kanununun “haksız fiil sorumluluğuna” ilişkin hükümlerine göre incelenebilir. Haksız fiil sorumluluğuna dayanan tazminat isteklerinde ise “aile mahkemesi” değil, genel mahkemeler görevlidir. (4787 s. K.md.4/1) O halde, davacının talep ettiği tazminat miktarları üzerinden nispi peşin harç noksanlığı tamamlattırılarak, bu talepler yönünden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, bu husus dikkate alınmadan tazminatlarla ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Açıklanan sebeple bozmaya sonuç olarak katılmakla birlikte gerekçesi bakımından değerli çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.