Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2007/375 E. 2007/2015 K. 01.03.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/375
KARAR NO : 2007/2015
KARAR TARİHİ : 01.03.2007

ESAS NO : 2007/375
KARAR NO : 2007/2015
MAHKEMESİ : SİLİFKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/05/2006
NUMARASI : 2004/524-205
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davalarda;
Davacı, kayden paydaşı olduğu .parsel sayılı taşınmaza komşu parsel maliki davalının limon ağacı dikmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım birleştirilerek görülen dava ile de ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, iyiniyetli olduğunu ağaç bedellerinin ödenmesi gerektiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece “davacının payı oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken dava dışı paydaşların payını da kapsar biçimde fazla ecrimisil hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle” bu yöne hasren bozulmuş mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan Daire bozma ilamında gösterildiği biçimde işlem yapılmak suretiyle ecirimisile karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu yöne değinen davalının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine;
Ancak davanın derdest bulunduğu sırada çekişmeli taşınmazın paydaşlarından M…Z.. O..’un harcını yatırmak suretiyle davaya asli müdahale talebinde bulunarak kendi payı oranında ecrimisil ve elatmanın önlenmesi isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, asli katılma bir kişinin açılmış bir davada kendi yararına bir hakkın saptanmasını ve korunmasını istemesidir. Tarafların hukuki yararı ile kendi hukuki yararı çatışıyorsa, dava dışı kişi açılmış bir davaya asli katılan olarak girebilir. HUMY’nda bu konuda açık bir hüküm bulunmamakla beraber öğretide ve yargısal uygulamada asli müdahelenin varlığı benimsenmiştirHal böyle olunca, asli müdahil yönünden de delillerin toplanması ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken isteğin reddedilmesi ve kabul tarzı itibariyle de, yargılama giderinin eksik hesaplanması doğru değildir. Davacı ve asli müdahilin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlere hasren HUMK’nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 1.3.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.