YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11443
KARAR NO : 2012/9598
KARAR TARİHİ : 18.09.2012
MAHKEMESİ : KÖRFEZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/04/2012
NUMARASI : 2012/291-2012/291
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, körfez ilçesi, yarımca, 254 ada, 2 parsel sayılı taşınmazını, borçları nedeniyle elinden çıkmasını önlemek için kız kardeşi Serpil Aksoy’a 1985 yılında temlik ettiğini, davalı S.’in yaptığı bir kısım ödemeleri fazlasıyla kendisine ödemesine rağmen taşınmazı kızı diğer davalıya temlik ettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini ve dava sonuçlanıncaya kadar satışının önlenmesi yönünde taşınmazın tapu kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını istemiştir.
Mahkemece,….ilçesi, ….., 254 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerine teminatsız olarak 3. kişilere devir ve temlikinin önlenmesi için 25.04.2012 tarihinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazı üzerine de 21.06.2012 tarihinde ihtiyati tedbir kararı kaldırılmıştır.
Karar, davacı vekili tarafından16.07.2012 tarihli dilekçe ile temyiz edilmiş olmakla; raportör üye raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, inaçlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacının istemi üzerine tensiple verilen ihtiyati tedbir kararına, davalı vekilince itiraz edildiği 21.06.2012 tarihinde taraf vekillerinin katılımıyla yapılan itirazı inceleme duruşması sonunda, mahkemece ‘‘HMK 394. madde uyarınca dava konusu taşınmaz üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına temyiz (yasa yolu) açık olmak üzere ‘‘karar verilmiş, ancak ayrı bir gerekçeli karar yazılmamıştır.
Bilindiği üzere; HMK’nun 394/4 maddesinde itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir. Ayni Yasanın 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının içeriği belirtilmiş olup 391/2 maddesi uyarınca da ihtiyati tedbir kararları gerekçeli karar şeklinde yazılmalıdır.. Anayasanın 141/3.maddesi ve ona uygun düzenleme içeren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri kanunun 297. (1086 sayılı HUMK’nun 388.) maddelerine göre bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması zorunludur.
Ayrıca, temyiz edilen bir kararın Yargıtay tarafından temyiz incelemesinin yapılabilmesi için öncelikle kararın taraflara tebliğ edilmesi ve süresi içinde temyiz edilmiş olması gerekir.
Oysa, temyiz edilen mahkemenin kısa kararı olup gerekçeli olarak yazılmış ve taraflara tebliğ edilerek süresi için de temyiz edilmiş bir karar bulunmamaktadır, bu durumda temyiz incelemesi mümkün değildir.Hal böyle olunca; mahkemece yukarıda açıklanan biçimde gerekçeli karar oluşturularak ve yasal düzenlemeler gözetilerek değerlendirme yapılmalıdır.
Davacının temyiz itirazı bu yönden yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.